Heme nedir, Heme ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: he mi].

Derhal, hemen.

Çocuk oyunlarında hedef, kale, çukur.

Öyle mi, değil mi.

Amma.

Teknik terim anlamı:

Hem.

Heme ile ilgili Cümleler

  • Onu hemen hemen herkes yapar.
  • Hemen o ağaçtan aşağı in!
  • Telefon gecenin ortasında çaldığında o hemen bir şeyin kötü olduğunu bildi.
  • Hemen bir doktor çağır.
  • Burak Tuğba'yı hemen tanıdı.
  • Hemen pes etme. Yapabileceğinden eminim.
  • Başka bir oda ayırmamızı istiyorsanız, lütfen hemen bize bildirin.
  • Hemen gereklisin.
  • Ali oyuncak ayıları, kartpostal ve pulları, eski paraları, taş ve mineralleri, trafik plakaları ve jant kapaklarını yani kısacası hemen hemen her şeyi toplar.
  • Polis memurlarını görünce hemen kaçtı.
  • Hemen buraya insen iyi olur.
  • Hemen hemen herkes aynı şeyi yapıyor.
  • Hemen şimdi biraz pizza için gidebilirim.

Heme kısaca anlamı, tanımı

Hemecük : Bezden yapılan bebek

Hemeçik : Bezden yapılan bebek.

Hemeçük : Bezden yapılan bebek.

Hemek etmek : Konuşmak, şakalaşmak. Alay etmek. [Bakınız: hanek etmek].

Hemeli fiil : Kökünde hemze yani gırtlak kapantısı sesi bulunan arapça fiil.

Hememet : Kaplıca.

Hemen hemen düzgün yakınsak dizi : Ölçümü sıfır olan kümenin dışında düzgün yakınsak olan fonksiyonlar dizisi.

Hemen hemen düzgün yakınsak seri : Hemen hemen her yerde düzgün yakınsak fonksiyonel seri.

 

Hemen hemen her yerde : Ölçümü sıfır olan bir kümenin dışında.

Hemen hemen her yerde sağlanan özellik : Bir ölçüm uzayı içinde sıfır ölçümlü bir küme içinde kapsanan bir küme dışında geçerli olan özeüik. hhh.

Hemen hemen her yerde yakınsaklık : Ölçümü sıfır olan bir kümenin dışında yakınsaklık.

Hemen hemen karmaşık manifold : Üstünde "hemen hemen karmaşık yapı" tanımlanmış bir manifold, sanki karmaşık manifold.

Hemen hemen sınırlı fonksiyon : Ölçümü sıfıra eşit olan kümenin dışında sınırlı fonksiyon.

Hemence : Omuza asılan yün, bez ya da deriden yapılmış azık çantası. Acilen, çabucak. Derhal, hemencecik.

Hemencek : Çabucak.

Hemencük : Oyuncak.

Hemençe : Omuza asılan yün, bez ya da deriden yapılmış azık çantası. Çoban çantası; omuzdan asılan çanta.

Hemeralopi : Gece körlüğü.

Hemeritrin : Molekülünde hem grubu bulunmayan fakat demir ihtiva eden bazı solucanlarda ve deniz omurgasızlarında görülen bir solunum pigmenti.

Hemeşe : Her zaman, daima, hemişe.

Hemetcik : Bezden yapılan bebek.

Hemeteşe : Yara bere.

Şişe hemeçiği : Taş bebek.

Hemen : Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.

Hemen hemen : Nerede ise, az zaman sonra. Tam değilse bile ona pek yakın.

Hemencecik : Çabucak.

Diğer dillerde Heme anlamı nedir?

İngilizce'de Heme ne demek ? : heme