Hemence nedir, Hemence ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Omuza asılan yün, bez ya da deriden yapılmış azık çantası.

Acilen, çabucak.

Teknik terim anlamı:

Derhal, hemencecik.

Hemence anlamı, tanımı

Heme : [Bakınız: he mi]. Derhal, hemen. Çocuk oyunlarında hedef, kale, çukur. Öyle mi, değil mi. Amma. Hem

Hemen : Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.

Hemencek : Çabucak.

Hemencecik : Çabucak.

Çabucak : Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

Acilen : Çabucak.

Asılan : Dik ve yüksek bir yerde asılı gibi duran.

Derhal : Çabucak.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Çanta : Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Acil : Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

Asıl : Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Omuz : Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.

Azık : Gereken yiyecek ve içecek şeyler, nevale.

Yün : Koyun tüyü. Bu tüyden yapılmış.

Diğer dillerde Hemen hemen sınırlı fonksiyon anlamı nedir?

İngilizce'de Hemen hemen sınırlı fonksiyon ne demek ? : almost bounded function