Hemolytic icterus türkçesi Hemolytic icterus nedir

  • Vücutta fazla miktarda alyuvar yıkımı sonucu meydana gelen sarılık, hemolitik ikterus, posthepatik ikterus, süperfonksiyon ikterus. fazla miktardaki bilirubinin tümü karaciğer tarafından işlenememesi ve dokularda birikimi sonucu meydana gelir.
  • Hemolitik ikterus.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Hemolitik sarılık.

Hemolytic icterus ingilizcede ne demek, Hemolytic icterus nerede nasıl kullanılır?

Hemolytic : Hemolizle ilgili. Hemolitik. Kan erimesel. Hemolize neden olan. Hemoliz oluşturan, hemolizle ilgili olan. Alyuvarların çözünmesine neden olan (tıp veya medikal terimi).

Icterus : İkterus. Sarılık. İkter. Sarılık hastalığı.

Hemolytic anemia : Hemolitik anemi. Yıkımlı kansızlık. Kalıtsal bozukluklar, anormal hemoglobinler, saponin zehri gibi bazı zehirler, virüsler, bakteri toksinleri, kan parazitleri vb. nedenlerden, dolaşımda aşırı miktarda alyuvar yıkımıyla oluşan anemi tipi. orak hücreli anemi, eritroblastozis fetalis, talasemiler hemolitik anemi tipleridir.

Hemolytic plants : Hemolitik etkili bitkiler. Hayvanlar tarafından fazla miktarda tüketildiğinde hemoliz meydana getiren, kara lahana ve karnabahar, lahana, soğan, yabani sarımsak, hardal, yabani hardal eğrelti otu, it üzümü, orman lahanası, köpek lahanası gibi bitkiler.

 

Hemolytic uremic syndrome : Hemolitik-üremik sendrom. Bakteriyel toksemi sonucu oluşan, mikroanjiyopatik hemolitik anemi, mikrositozis, poikilositozis, trombositopeni ve akut böbrek yetmezliğiyle belirgin hastalık tablosu.

Hepatocellular icterus : Hepatosellüler sarılık. Hepatotoksik sarılık.

İngilizce Hemolytic icterus Türkçe anlamı, Hemolytic icterus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hemolytic icterus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal distention : [#karın Karın gerginliği]. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdomen : Batın. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım.

Superfunction icterus : Süperfonksiyon ikterus.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksen dışı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

 

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Hemolytic icterus synonyms : abattoir, a crochordon, a amplitude mod, abdominal fat necrosis, a c deformity, a c syndrom, abdominal ovariectomy, posthepatic icterus.