Hepatocelluler fusion türkçesi Hepatocelluler fusion nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Karaciğer parenkim hücrelerini birbirleriyle birleşmeleri sonucu, mikroskobik olarak çok çekirdekli ve sinsitya hücresi görünümü kazanmaları. kedilerde ve belli kimi sığır ırklarında ender olarak gözlenir.
  • Hepatohücresel kaynaşma.

Hepatocelluler fusion ingilizcede ne demek, Hepatocelluler fusion nerede nasıl kullanılır?

Fusion : Kaynaşma. Erimiş kütle. Kimi virüslerin hücreye giriş için kullandıkları, virüs zarfıyla hedef hücrenin zarlarının kaynaşması sonucunda virüsün hücreye girmesiyle sonuçlanan bir yöntem. kaynaşma, birbirine temas eden iki organın birbirine yapışması. Yeğni öğe çekirdeklerinin, daha ağır bir çekirdek oluşturmak üzerebirleşmeleri. Isı etkisiyle örüt yapıları çözülen katıların, sıvı evreye geçmeleri olayı ; donmanın tersi. İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Birleşme. Eritilme. Mecz olma. Katılma.

Hepatocelluler regenaration : Hepatohücresel rejenerasyon. Karaciğerin parenkim hücrelerinin çoğalması sonucu oluşan tam iyileşme. tam bir rejenerasyon için, etkilenen bölgede kan dolaşımının yeterli ve safra akımının normal olması gerekir.

Affusion : Törensel amaçlarla su dökmek (vaftiz gibi). Dökme. Dökülme. Affuziyon. Afüzyon.

 

Ambipolar diffusion : Ambipolar dağılım.

Atlanto occipital fusion : Birinci boyun omurunun kondilus oksipitalislerle birleşmesi veya kaynaşmasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu, atlanto-oksipital yapılış bozukluğu, arap atlarında atlantooksipital yapılış bozukluğu. buzağılarda ve arap taylarında doğuştan veya doğumu takiben iki ay içerisinde belirginleşen tetraplejiyle birlikte görülür. arap atlarında kalıtsaldır. Atlanto-oksipital kaynaşma.

Atomic fusion : Atom kaynaşması. Atom füzyonu.

İngilizce Hepatocelluler fusion Türkçe anlamı, Hepatocelluler fusion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hepatocelluler fusion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abdomen : Karnın altı. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Karın.

 

Abaxial : Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksen dışı. Abaksiyal.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Hepatocelluler fusion synonyms : a c syndrom, a crochordon, abdominal palpation, abattoir, abdominal distention, a clay.