Heresies türkçesi Heresies nedir

Heresies ingilizcede ne demek, Heresies nerede nasıl kullanılır?

Theresienstadt : Terezin. Prag yakınlarında ıı. dünya savaşı esnasında naziler tarafından kurulan duvarlarla çevrili yahudi gettosu.

Heresiarch : Sapkın düşünce sahibi.

Apheresis : Boğumlanma koşulları, tekrarlı kullanımlar (reduplikeler) gibi çeşitli nedenlerle kelimenin başındaki sesin düşmesi olayı: ısıtma > sıtma; ısıcak > sıcak; far. harbuz > dt. karbuz, tt. karpuz > hak. arbuz, çuv. arpus, moğ. arbuz, keçki > eçki; oşol > şol "o"; bol- > ol-; vb. Ön ses düşmesi. Önses düşmesi. Önünlü düşmesi. Aferez.

Plasmapheresis : Plasmaferez. Plazmaferez.

Heres : Mirasçı. Varis.

Cerebral hemispheres : Beyin yarımyuvarı. Beyin yarısı. Beyin yarımküreleri. Beyin yarımyuvarları. Beyin yarım yuvarı.

Heresy : Dalalet. Aykırı düşünce. Toplumsal değerlere aykırı görüş. Hakim olan siyasi doktrinlere karşı gelen düşünce. Sapık düşünce. Sapınç. Sapıklık. Dince kabul olunmuş inançlara aykırı düşünce. Sapkınlık.

Biospheres : Dünyanın üzerinde hayat olan alanları. Canlı küre. Canlıküre. Biyosfer. Üzerinde yaşam olan yeryüzü bölgesi.

Atmospheres : Hava. Basınç birimi. Çevre. Ortam. Atmosfer.

Chromospheres : Kromosfer. Renkküre. Güneşin atmosferinin dış katmanı (astronomi). Renkyuvarı.

 

İngilizce Heresies Türkçe anlamı, Heresies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heresies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heresy : Hakim olan siyasi doktrinlere karşı gelen düşünce. Dalalet. Sapkınlık. Dince kabul olunmuş inançlara aykırı düşünce. Sapık düşünce. Toplumsal değerlere aykırı görüş.

Deviance : Olağandışılık. Deviyans. Hayvanların, cinsel konular başta olmak üzere, tür özeliklerinin dışında davranışlar göstermesi. sapkınlık, sapınç. Kabul edilemez davranış. Anormallik. Çarpıklık. Sapma. Sapkınlık.

Aberrancies : Anormallik.

Dottiness : Beneklilik. Noktalılık. Aptallık. Üşütüklük. Kaçıklık.

Optical aberration : Optik aberasyon. Işık sapıncı. Görme hatası. Işıksal sapınç. Bir noktadan gelen ışınları tanı olarak bir noktada toplayamayan mercek ya da ayna gibi ışıksal araçların kusuru. Merceklerin görüntüyü oluşturmalarında ortaya çıkan kusurlar. (başlıca sapınçlar, renkser, yuvarsal, fıçı sapması, yastık sapmasıdır). Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Apheresis : Önünlü düşmesi. Ön ses düşmesi. Aferez. Önses düşmesi. Boğumlanma koşulları, tekrarlı kullanımlar (reduplikeler) gibi çeşitli nedenlerle kelimenin başındaki sesin düşmesi olayı: ısıtma > sıtma; ısıcak > sıcak; far. harbuz > dt. karbuz, tt. karpuz > hak. arbuz, çuv. arpus, moğ. arbuz, keçki > eçki; oşol > şol "o"; bol- > ol-; vb.

Plasmapheresis : Plasmaferez. Plazmaferez.

Aberrance : Sapma. Anormallik.

 

Talkativeness : Gevezelik. Konuşkanlık. Dilebeliği. Çene. Lafebeliği. Çenebazlık. Kafiyeleme.

Perverseness : Temerrüt. Yoldan çıkma durumu. Toplumun benimsediği ahlak ölçüleriyle sürekli olarak çelişme durumunda olma. Sapkınlık. Aksilik. Ahlaksızlık.

Heresies synonyms : plateletpheresis, aberrations, perversions, aberration, loquacity, dialysis, abnormality, deviancy, perversion, anomaly, garrulousness, loquaciousness, garrulity, deviancies, deviances, aberrancy.