Sapınç nedir, Sapınç ne demek

Sapınç; bir ruh bilimi terimidir.

  • Özel bir görevin normal sonucuna ulaşmasına engel olan sapıklık, aberasyon.
  • Bir mercek, ayna veya optik dizgenin odaklama özelliklerindeki yanlış, aberasyon.
  • Işık hızının sonlu olmasından dolayı bir gök cisminin görünen konumu ile gerçek konumu arasındaki fark, aberasyon

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Özel bir görevin olağan sonucuna varmasını engelleyen sapıklık.

Doğal yoldan herhangi bir biçimde ayrılış.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Işık hızının sonlu olmasından ve Yer'in devinmesinden ileri gelen, yıldızların görünürdeki yer değiştirmesi; ışığın sapması.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

aberasyon (astronomi, fizik)

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Merceklerin görüntüyü oluşturmalarında ortaya çıkan kusurlar. (Başlıca sapınçlar, renkser, yuvarsal, fıçı sapması, yastık sapmasıdır).

Bilimsel terim anlamı:

Özel bir görevin düzgülü sonuca varmasını engelleyen sapıklık.

gökbilim: Işık hızının sonlu olmasına ya da yerin devinimine bağlı olarak yıldızlarda görülen yer değişimi.

fizik, sinema, televizyon: Bir merceğin eksik kırınımı ya da odaksallaşması olayı.

İngilizce'de Sapınç ne demek? Sapınç ingilizcesi nedir?:

 

aberration, optical aberration

Osmanlıca Sapınç ne demek? Sapınç Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

taharrüf

Sapınç hakkında bilgiler

Sapınç, gerçek görüntünün, basit bir teorinin tahminlerinden olan farklılıklarına kusur, aberasyon veya sapınç adı verilir. Işığın renklerine bağlı olarak merceğin kırılma indisinin değişmesinin sebep olduğu kusurlara kromatik aberasyon denir. Işık tek renkli (monokromatik) olduğu zaman bile monokromatik aberasyon vardır.

Merceğin odak uzaklığı, kırılma indisine bağlı olduğundan, mercek üzerine düşen beyaz ışığın yedi renkli ışınları, mor renkten kırmızı renge doğru mercekten gittikçe uzaklaşan noktalarda odaklanırlar. Böyle görüntüler teleskop, mikroskop ve benzeri sistemlerde inceleme güçlüğü ortaya çıkarır. Bu kusur akromatik merceklerle düzeltilir. Akromatik mercekler bitiştirilmiş bir ince kenarlı ve bir kalın kenarlı merceklerdir. Merceklerin bitiştirilen yüzlerinin eğrilik yarıçapları eşit olup, kalın kenarlı merceğin diğer yüzü düzdür. Birisi krown, diğeri flint camından yapılır.

Yaklaştırıcı merceklerin kenarları orta kısımlarına nazaran daha büyük değerde yaklaştırma gücüne sahiptir. Bu sebepten mercek üzerine düşen ışınlardan kenarlarda kırılanlar, ortada kırılanlara nazaran merceğe daha yakın noktalarda odaklanırlar. Bu durumda ekran üzerine alınan görüntü netleştirilemez. Bu kusurun düzeltilmesi için birkaç yol uygulanır. En ekonomik olanları merceğin ince kısımlarını diyaframla kapatmak veya kırılma indisleri farklı ince kenarlı ve kalın kenarlı mercekleri bitiştirerek kullanmaktır. Bu mercekler flint ve krow camından yapılırlar.

 

Bir mercek karşısında ebatları büyük bir cisim bulunursa, bunun optik eksenden uzak noktaları mercek yüzeyine eğik ışınlar göndereceğinden, görüntü kenarlarının netliği bozulur. Bu kusur bir tek mercekte düzeltilemez, ancak mercek sistemlerinde, mesela fotoğraf makinası veya sinema makinasında düzeltilir.

Sapınç kısaca anlamı, tanımı:

Aberasyon : Sapınç.

Işık : Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Aydınlanmak için kullanılan elektrik.

Gerçek : Yapay olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Gerçeklik. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Yalan olmayan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Doğruluk. Temel, başlıca, asıl. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel.

Mercek : İçinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens.

Optik : Gözlükçü. Fizik biliminin ışık olaylarını inceleyen kolu. Görme ile ilgili olan.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. İşlev. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

Normal : Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

Ulaşma : Ulaşmak işi.

Engel : Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer.

Sapıklık : Sapık olma durumu. Sapıkça davranış.

Sonlu : Sonu olan, bitimli. Sonu olan, sonsuz olmayan.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Görüntü : Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.

Sapınçölçer : fizik, gökbilim: Sapınçların nicel olarak belirlenimini yapan aygıt.

Diğer dillerde Sapınç anlamı nedir?

İngilizce'de Sapınç ne demek? : n. aberration, heresy

Fransızca'da Sapınç : aberration [la]

Rusça'da Sapınç : n. аберрация (F), заблуждение (N)