Highlighting türkçesi Highlighting nedir

Highlighting ingilizcede ne demek, Highlighting nerede nasıl kullanılır?

Highlight an icon : Simgeyi karartın.

Highlight box : Vurgu kutusu.

Highlight color : Vurgu rengi.

Highlight key points : Önemli noktaları vurgulamak. Vurgu anahtar noktaları.

Highlight : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parlak nokta. Önemli olay. Vurgulamak. Işıkla vurgulamak. Altını çizmek. -e dikkati çekmek. En önemli bölüm. Belirtmek (altını çizerek). İlginç olay.

Highlighted : Vurgulanmış. Kararmış. Altı çizilmiş. İşaret edilmiş. Önemi belirtilmiş.

Highlighter : İşaret kalemi. Fosforlu işaret kalemi. Elmacık kemiklerini ve gözleri öne çıkarmak için kullanılan bir kozmetik maddesi. Fosforlu kalem. Vurgulayıcı.

Highlights : Akılda kalıcı bölümler. Hatırda kalıcı sahneler. Vurgulanmışlar. Önemli noktalar. Taranmışlar. Röfle. Resimdeki en parlak alanlar. Saçta daha açık renkteki kısımlar. Önemli anları.

Expanding and contracting highlighted text : Vurgulanmış metni genişletme ve daraltma.

İngilizce Highlighting Türkçe anlamı, Highlighting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Highlighting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Light : Işıldamak. İnmek. Hafif. Konmak. Işık. Soba yakmak. Eşik. Neşelendirmek. Işık vermek. Nur.

Accentuating : Vurgulu okumak. Vurgulamak. Vurgulayan. Üzerinde durmak.

Emphases : Önem. Kuvvet. Ehemmiyet. Vurgu. Üzerinde durma. Üzerinde durulan nokta. Bir şeye verilen önem. Şiddet. Verilen önem.

Embodiers : Canlandıran. Şekilleştiren. Cisimleştiren. İnsan şekline sokan. Düzenleyen. Somutlaştıran. Bir bütün halinde toplayan. Biçimlendiren. Birleştiren.

Underline : Vurgu yapmak. Altını çizme. Altını çizmek. Alt çizgi. Vurgulamak. Üstünde durmak. Mim koymak. Önemle vurgulamak.

Underlying : Temel. Altında yatan. Altındaki. Geri planda (sıfat olarak). Öncelikli. Belli başlı. Temelindeki (neden vb). Bir olgu ya da sürecin temelinde yatan, hazırlayıcı koşul niteliğinde olan. Altını çizme. Önde gelen.

Designation : Ad. Atanma. Tayin edilme. Unvan. Bir nesne ya da durumun ayırıcı özellikleriyle tanınması ya da bir konunun gözleme ya da ölçüye vurularak ayrıtlarıyla belirlenmesi. Gösterme. Atama. Saptama. Lakap. Gösterilme.

Determinations : Saplantı. Karar. Kararlılık. Azim. Niyet. Belirleme. Saptama. Tespit.

Indice : İndeks. Belirtici. Belli bir olaya ilişkin sayısal değerlerin zaman ve uzam açısından gösterdiği göreli değişmelerin ölçüsü. bir olgunun nicelik, boyut ve değer bakımından belli bir zamanda eriştiği düzeyin, o değişkenin temel alınan dönemdeki değerine göre ifade edilmesi. Dizin.

Lightness : Hafiflik. Canlılık. Bir maddenin, üzerine düşen ışığın az ya da çok bir oranını geçirdiği ya da yaydığı izleniminin doğmasına bağlı görsel duyulanma vergisi. not: bu vergi, bir ışıkölçümsel büyüklük olan "ışıklılık çarpanı"nın yaklaşık ruhduyumsal (psikosansoriyel) karşılığıdır. Sürat. Atiklik. Keyiflilik. Yumuşaklık. Neşelilik. Önemsizlik. Çabukluk.

 

Highlighting synonyms : indicative, diagnosis, embodier, clarifications, checking, callout, denotative, indicant, definition, determination, embodying, announcing, indicatives, denotive, highlight, definitions, diacritic, denotations, determinant, accenting, accentuation, underlines, clarification, underscoring, emphasising, denotation, emphasis, determinative, emphasizing, accentutation.