Hillside türkçesi Hillside nedir

Hillside ile ilgili cümleler

English: I'm planning to stay at the Hillside Hotel.
Turkish: Hillside Hotel'da kalmayı planlıyorum.

English: The building which stands on the hillside is our school.
Turkish: Yamaçta duran bina okulumuzdur.

English: The hillside burned all night.
Turkish: Yamaç bütün gece yandı.

English: I bought a small lot on the hillside in Southern France where I plan to build a retirement home.
Turkish: Güney Fransa'da dağın yamacında emeklilik evi yapmayı planladığım küçük bir arsa aldım.

Hillside ingilizcede ne demek, Hillside nerede nasıl kullanılır?

Hillsides : Dağ eteği. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Kıran. Yamaç. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Bayır. Sırt.

Contact springhillside spring : Yamaç kaynağı. Geçirimsiz bir katmanın çıkması üzerindeki geçirimli bir katmandan, yeryüzüne çıkan kaynak.

Beverly hills : Kaliforniya eyaletinde şehir. Beverly tepeleri. Missouri eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir. Los angeles'ın batısında hollywood'la sınır olan ve zengin oyuncular ve diğer iş insanlarının yaşamasıyla iyi bilinen bir dış mahalle.

City of seven hills : Roma. Yedi tepe şehri. İtalya'nın başkenti.

 

Old as the hills : Antik. Son derece eski. Çok eski.

Give the chills : Soğukluk getirmek.

Chills : Titreme.

Anthills : Karınca yuvası.

Hills : Yığın. Tepecik. Tepe. Tepelik alan. İowa eyaletinde şehir. Minnesota eyaletinde şehir. Yokuş.

Dunghills : Çöp yığını. Bokluk. Gübre yığını. Gübrelik.

İngilizce Hillside Türkçe anlamı, Hillside eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hillside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mountainside : Dağlık alan. Dağ yamacı. Dağın yamacı.

Murrain : Sığır hastalığı. Lanet. Hayvanlarda salgın hastalık. Salgın hastalık (hayvan).

Pestilences : Veba. Pestilans. Salgın ve öldürücü hastalık. Bulaşıcı ve öldürücü hastalık. Taun. Öldürücü salgın hastalık. Zararlı öğreti.

Cataclysms : Felaket. Yerkabuğundaki ani ve aşırı değişme. Afet. Yerkabuğunun ani değişmesi. Tufan. Karışıklık.

Breaking : Ufalanma. Meskene tecavüz. Parçalama. Bozma. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Kırılma. Kırma. Kopma. Ünlü daralması. Zorla girme.

Brow : Alın. Yüz. Kenar. Çehre. Tepe. Kaş.

Ascents : Yükselme. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama. Bir yer veya mekandan çıkmak için kullanılan yer. Yükseliş. Yukarı doğru göç. Rampa. Çıkış. Tırmanma. Tırmanış.

 

Devexity : Meyil. Yokuş. İniş.

Scarp : Uçurum. Dik yer. Dikine kesmek. Iskarpa. Doğal uçurum. Şev. Yar.

Hillside synonyms : braes, goffering, backplane, slope, destructive, ascent, descents, declivities, descent, hill, lamping, piedmont, piedmonts, gradient, scarps, cataclysm, breakings, declivity, side, pestilence, extrados, incline, dorso, brae, ridge, glacis, brows, mountainsides, slopes, elevation, acclivities, dors, murrains.

Hillside ingilizce tanımı, definition of Hillside

Hillside kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The side or declivity of a hill.