Historical türkçesi Historical nedir
Historical ile ilgili cümleler
English: He has a great storehouse of knowledge about historical details but I seriously doubt that's of any use in life.
Turkish: Onun tarihsel ayrıntılar hakkında büyük bir bilgi deposu var fakat hayatta onun bir işe yaradığından cidden süphe duyuyorum.
English: I afterward sold them to enable me to buy R. Burton's Historical Collections.
Turkish: Ben sonradan bana R. Burton 'ın Tarihi Koleksiyonlarını satın almamı sağlaması için onları sattım.
English: It's sad that many historical buildings got destroyed during the war.
Turkish: Savaş sırasında bir çok tarihi binanın tahrip edilmesi üzücü.
English: He will be reading a historical novel.
Turkish: Bir tarihsel roman okuyor olacaksın.
English: Ali spent all weekend reading a historical novel.
Turkish: Ali tüm hafta sonunu tarihsel bir roman okuyarak geçirdi.
Historical ingilizcede ne demek, Historical nerede nasıl kullanılır?
Historical allegory : Tarih orunlaması. Yaşanan sırada geçen siyasal bir olayı anlatmak için, geçmişteki benzer bir olayla karşılaştırıp yorumlama. Yaşanan zamanda geçen politik bir olayı, geçmişteki benzer bir durumla anıştırmak (karşılaştırıp anlatmak). Tarih orunlaşması. Tarih örneklemesi.
Historical analogy : Tarihsel benzeşim. Piyasaya yeni sürülen bir malın satış miktarının, piyasada varolan benzer malın gerçekleşen satış miktarına göre tahmin edilmesi.
Historical balad : Tarihsel balad. Tam anlamıyla tarihsel nitelik gösteren, özellikle ulusal olayları anlatan balad türü.
Historical capital output ratio : Geçmiş yıllardaki sermaye ve hasılada gözlemlenen değişmelere göre hesaplanan sermaye-hasıla oranı. Tarihsel sermaye-hasıla oranı.
Historical comedy : Konusu tarihten alınmış komedya türü. Tarihsel komedya. Tarih komedyası.
Historical geographical method : Masal ile kimi halkbilim ürünlerinin tarihsel ve coğrafyasal değişkenlerini, karşılaştırma yöntemi yardımıyla inceleme, bk. insanbilim okulu, karşılaştırma yöntemi, değişken. Tarihsel-coğrafyasal yöntem.
Historical consciousness : Tarih bilinci.
Historical cycle theory : Tarihsel döngü kuramı. Tarihsel döngü kurama. Vico'nun geliştirmiş olduğu ve toplumun durmadan aynı aşamalardan geçtiğini öne süren kuram.
Historical film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tarihsel bir olayı konu alan, bu olayın geçtiği çağı, çevreyi, kişileri yansıtan film türü. tarihsel gerçeği doğruya en yakın biçimde yansıtmayı, bu gerçeği nesnel bir tutumla vermeyi amaçlayan film. Tarihi film. Tarihsel film.
Historical cost : İktisap değeri. Tarihi maliyet. Fiili maliyet değeri. Fiili maliyet. Tarihsel maliyet. Gerçek maliyet. Belli bir eylem boyunca gerçekte ödenen fiyat (muhasebe). İlk iktisap maliyeti. Varlıkların değerinin, satın alındığı tarihteki fiyat üzerinden hesaplandığı muhasebe yöntemi.
İngilizce Historical Türkçe anlamı, Historical eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Historical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Diachronic : Art zamanlı. Artzamanlı. Art zamanlı yöntem. Diyakronik. Artsüremli. Herhangi bir dil olayı ve bir kelime içindeki ses değişmelerini tarihi gelişme koşulları içinde inceleme yöntemi. söz gelişi vııı-xı. yüzyıl metinlerindeki yapırgak kelimesinin bugün yaprak, tabışkan kelimesinin tavşan biçimine dönüşmelerinin tespiti gibi. bunun karşıtı eş zamanlı yöntemdir.
Consequential : Sonucu olan. Mantıki. İzleyen. Kibirli. Azametli. Bağlı olan.
Big time : En yüksek düzey. Çok. Bir toplantı ya da partide geçirilen iyi vakit. Fena halde. Bir toplantı ya da partide geçirilen eğlenceli vakit. Hem de nasıl. Büyük bir başarı. Yüksek rütbeli.
Evolutionary : Evrimli. Evrimci. Gelişme ile ilgili.
Fossilized : Günü geçmiş. Fosilleşmiş. Taşlaşmış. Eski. Antik. Çağ dışı. Modası geçmiş.
Circumspect : Herşeyi hesaba katan. Sakıngan. İhtiyatlı. Düşünceli. Dikkatli. Basiretli. Sakınan. Her şeyi hesaba katan. Tedbirli.
Emphatical : Katı. Vurgulanmış. Vurgulu.
Fossillike : Antik. Hareket etmeyen. Sabit. Eski. Katı ve sert. Fosil gibi. Taş gibi. Durgun.
Crit : Kritik. Eleştirel. (belli sayıda turdan oluşan ve trafiğe kapalı alanda gerçekleştirilen) bisiklet yarışı. Can alıcı.
Capital : Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Sermaye ile ilgili. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Başkent. Sermaye. Anapara. Çıkar. Kazanç. Kar. Ciddi.
Historical synonyms : existent, cardinal, real, burning, bigger, considerable, ancient, biggies, emphatic, cautious, big, evolutive, biggie, storied, historic, historied, biggest, evolutional.
Historical zıt anlamlı kelimeler, Historical kelime anlamı
Ahistorical : Tarihi olmayan. Tarih dışı. Tarihle ilgili olmayan. Tarihdışı.
Unreal : Gerçek dışı. Sahte. Asılsız. Hayali. Düşsel. Gerçek olmayan. Sanal. Gerçekdışı.

Bu kısımda Historical kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Historical ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Historical anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Historical ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.