History of philosophy türkçesi History of philosophy nedir

  • Felsefenin kökenini ve gelişimini, bu gelişimin yasalarını ve aşamalarını, değişik felsefe okulları ve akımları arasındaki çatışmaları inceleyen bilgi dalı.
  • Felsefe tarihi.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

History of philosophy ingilizcede ne demek, History of philosophy nerede nasıl kullanılır?

History : İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi. Gelişim aşmaları. Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Öykü. Ulusların geçmişte oluşturdukları kültür ürünlerini, yaptıkları savaşları, kurdukları siyasal ve ekonomik ilişkileri yöntemli bir biçimde inceleyen, geçmişe değgin olayları yer ve zaman göstererek gerçeğe uygun biçimde açıklayan bilim dalı. öğrencilere tarih bilincini kazandırmak, gerek kendi uluslarının gerek öteki ulusların tarih boyunca gösterdikleri ilerlemeler üzerinde bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla ilk ve orta dereceli okullarda okutulan ders. Hikaye. Tarih. Geçmiş. Kayıtlar. Tarihçe.

 

Of : Hakkında. -in. -den. Nin. -nın. Karşı. -den övünerek bahsetmek. -dan. -li. Li.

Philosophy : Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı. Düşünbilim. Soyut düşünüş. Filozofi. Dünya görüşü. İlm-i hikmet. Doğanın ve toplumun varoluşunun, insanın düşünme ve bilme sürecinin yasalarını, başta aktöre, sanat, siyasa olmak üzere kılgılı etkinliklerin oluşumlarını araştıran bilim. Kendi halindelik. Kalenderlik. Felsefe.

History of education : İlk çağlardan günümüze dek eğitim kurum ve uygulamalarının geçmişini ve gelişmesini inceleyen bilim dalı. Eğitim tarihi.

History of television : Televizyon tarihi. Televizyonun bulunuş, doğuş, gelişme evrelerini konu alan tarih dalı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bachelor of philosophy : Felsefe alanında diploma sahibi kimse. Felsefe alanında diploma. Felsefe alanında lisans mezunu. Felsefe diploması. Felsefe mezuniyeti. Felsefe mezunu.

Department of philosophy : Filozofi bölümü.

İngilizce History of philosophy Türkçe anlamı, History of philosophy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak History of philosophy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Abilities : Yetenekler. Yeterlik. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Kabiliyet. İktidar. Güç. Beceri. Yetenek.

 

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Achievement motive : Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Agnation : Baba tarafından akrabalık. Hısımlık. Soydaşlık. Akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık (baba tarafından).

Acculturation : Kültürel uyum. Kültürel etkileşim. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürleşme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Ekinsel yozlaşma. Kültürlenme.

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Aesthetic : Estetik. Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Güzelduyu.

History of philosophy synonyms : all round development of individual, alienation, age group, age distribution, affection, adaptive behavior.