Homemade türkçesi Homemade nedir

Homemade ile ilgili cümleler

English: It's homemade.
Turkish: Bu, ev yapımı.

English: There's nothing like a dish of homemade ice cream.
Turkish: Bir tabak ev yapısı dondurma gibi bir şey yoktur.

English: You should've tried some of Tom's homemade pie.
Turkish: Tom'un ev yapısı keklerinden birkaçını denemeliydin.

English: This is homemade jam.
Turkish: Bu ev yapımı reçel.

English: That old man had been making homemade whiskey for fifty years.
Turkish: O yaşlı adam elli yıldır ev yapımı viski imal etmekteydi.

Homemade ingilizcede ne demek, Homemade nerede nasıl kullanılır?

Homemaker : Aile kuran kimse. Ev hanımı. Ev kadını.

Homemakers : Ev hanımı. Aile kuran kimse. Ev kadını.

Homemaking : Ev işleri ile uğraşma.

Home address : Ev adresi. Asıl adres. Fiziksel adres.

Home appliance : Beyazeşya.

Home automation : Evde daha rahat ve konforlu bir ortam yaratmak amacıyla robotların ve bilgisayar teknolojisinin ev aletleri ve donanımına uygulanması. Ev otomasyonu. Ev aletleri otomasyonu.

Home base : Yönetim merkezi. Merkez. Üs. Ana üs. Anayurt üssü.

Home consumption : Yurtiçi tüketim malzemeleri. İç tüketim. Yurt içinde üretilen ve tüketilen ya da yurt dışından getirilip de yurtta tüketilen mallar. Bir ülke içinde düzenli olarak satın alınan ve tüketilen ürünler.

 

Home brew : Evde yapılan içki. Yasadışı alkol. Kaçak içki. Ev yapımı alkol.

Home colony : Sınıf mücadelesini törpülemeye ve karşıtlıkları uzlaştırmaya yönelik olarak robert owen tarafından sanayi köyü olarak tanımlanan, daha sonra alfred marshall tarafından önerilen işçi ve işverenlerin, işçilerin yeniden işlendirilmesi ve benzeri sosyal amaçlar etrafında birleşmesini öngören bir toplum projesi. krş. ütopik sosyalizm. Yurtiçi koloni.

İngilizce Homemade Türkçe anlamı, Homemade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Homemade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Autochthon : Bir yerin (ilk) yerlisi. Bir yerin yerlisi.

Household system : Aile ekonomisi sistemi. Bir ailenin ya da klanın gereksediği tüketim maddelerinin kendisince üretim ve yapımı.

Autochthonous : Asıl yerli. Asıl yerinde bulunan. Dışardan etkilenmeksizin kendi içinden gelişen. Otokton. Meydana geldiği yerde bulunan. Kendisinden oluşan. Kadim.

Homespun : Evde dokunmuş. Sade. Temiz kalpli. Basit. Saf. Gösterişsiz.

Aborigine : Yerli halk. Bir yerin yerlisi. Avustralya kıtası yerlileri. Yerli kimse. Avustralya yerlisi. Bir bölgenin orijinal yerleşikleri olduğu değerlendirilen insanlardan olan kimse. Aborijin. Asıl yerli.

Amerindian : Kızılderili. Eskimo.

Homebred : Ehli. Mahalli. Kaba. Ev işi. Yerel.

Domestic : Eve ait. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. Hizmetçi. Ev. İnsanın manevi varlığını oluşturan irade. Ailevi. Aile ile ilgili. Aile. Yurt içi.

Aborigin : İlkel diye nitelenen halkların ve toplulukların üyeleri.

 

Home made : Evde yapılan. Yerli malı.

Homemade synonyms : home baked, home cured, home brewed, home industry, autochthonal, autochthonic, amerind, autochthons, aboriginal, american indians, american indian, amerindians, amerinds, do it yourself, autochthones.

Homemade zıt anlamlı kelimeler, Homemade kelime anlamı

Factory made : Fabrikasyon. Fabrikasyon olarak imal edilen.

Homemade ingilizce tanımı, definition of Homemade

Homemade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Made either in a private family or in one`s own country. Made at home. Of domestic manufacture.