Homeostaz nedir, Homeostaz ne demek

Homeostaz; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Canlıda hücrelerin yaşamı için gerekli olan ve çeşitli etkilerle her an değişme olasılığı olan kan miktarı, kan basıncı, beden sıvıların ve dokuların pH’sı, ozmotik basınç, beden ısısı, oksijen ve diğer kan gazları, plazmada bulunan glikoz, üre, çeşitli organik ve inorganik madde miktarı gibi çeşitli fizyolojik değerlerin normal sınırları içinde değişmez tutulması.

Teknik terim anlamı:

Bir organizmanın içinde yaşadığı ortamla madde alış verişi yaparak kendi iç ortamını belli sınırlar arasında dengede tutması.

Sağlıklı yaşamın devamı için vücudun yapı ve işlev bakımından gösterdiği değişmezlik.

Homeostaz hakkında bilgiler

Homeostaz (Homeostasi), hücre dışı gerçekleşen olaylar karşısında hücrenin kendi metabolizmasını koruma eğilimidir. Hücre bu olay sırasında ATP harcar ve enerji sentezler. Yaşamın devamı için düzenleyici sistemler yardımıyla organizmanın iç ortamının sabit tutulmasıdır.Ve buna şöyle örnekler verilebilir.

Homeostaz anlamı, kısaca tanımı

Home : Gök

Homeostazi : Vücudun iç çevresinin sabitliğinin devamı. Dış ortamın bozucu etkisine rağmen organizmanın iç ortamının sabit tutulması veya korunması olayı.

 

Ozmotik basınç : Düşük yoğunluktaki bir çözeltiden yüksek yoğunluktaki bir çözeltiye ozmozla su ya da diğer bir çözücünün girmesiyle meydana gelen basınç. Ozmoz olayını önlemek için derişik çözelti bölgesine uygulanması gereken en düşük basınç. Ozmoz sırasında zardan geçemeyen taneciklerin zara yaptıkları basınç. Yarı geçirgen bir zarla ayrılmış, bir tarafında su diğer tarafında herhangi bir çözelti bulunan bir kaptan oluşan sistemde, buhar basıncı yüksek suyun düşük olan tarafa olan söz konusu geçişi engellemek için uygulanan basınç.

Sağlıklı yaşam : Sağlık kurallarına dikkat ederek sürdürülen hayat.

Değişmezlik : Değişmez olma durumu.

Kan basıncı : Kan hacmine ve yoğunluğuna bağlı olan atardamar içi gerilimi, tansiyon.

Metabolizma : Canlı organizmada veya canlı hücrelerde hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, biyolojik ve kimyasal değişimlerin bütünü, özümlemenin ve yadımlamanın toplamı.

Düzenleyici : Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.

Fizyolojik : Fizyoloji ile ilgili, vücutla ilgili. Normal, doğal olarak işleyen.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Hücre dışı : Hücre zarının dışında. Ekstrasellüler. [Bakınız: göze-dışı].

 

İnorganik : Cansız olan. Organik olmayan, anorganik. Organlardaki bozukluktan ileri gelmeyen hastalık. Hücrelerin cansız bölümleri.

Fizyoloji : Canlıların hücre, doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine geldiklerini inceleyen bilim dalı.

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Değişmez : Aynen kalan, değişikliğe uğramayan.

Sağlıklı : Sağlık durumu iyi olan, sağlam, esen, sıhhatli. Sağlığı koruyan. Sağlık kurallarına uygun olan, hijyen, hijyenik. Sağlam, doğru, güvenilir, gerçek.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

Tutulma : Tutulmak işi. Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün veya bir bölümünün görünmez duruma gelmesi olayı.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Diğer dillerde Homeostaz anlamı nedir?

İngilizce'de Homeostaz ne demek ? : homeostasis