Ozmotik basınç nedir, Ozmotik basınç ne demek

Ozmotik basınç; Biyoloji, Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Düşük yoğunluktaki bir çözeltiden yüksek yoğunluktaki bir çözeltiye ozmozla su ya da diğer bir çözücünün girmesiyle meydana gelen basınç.

Kimya'da terim anlamı:

Ozmoz olayını önlemek için derişik çözelti bölgesine uygulanması gereken en düşük basınç.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yarı geçirgen bir zarla ayrılmış, bir tarafında su diğer tarafında herhangi bir çözelti bulunan bir kaptan oluşan sistemde, buhar basıncı yüksek suyun düşük olan tarafa olan söz konusu geçişi engellemek için uygulanan basınç.

Teknik terim anlamı:

Ozmoz sırasında zardan geçemeyen taneciklerin zara yaptıkları basınç.

Ozmotik basınç anlamı, kısaca tanımı

Ozmotik : Ozmozun doğasına katılan

Bası : Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

Basın : Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

Buhar basıncı : Belli sıcaklıkta, sıvı ya da katısıyla dengede bulunan buharın gösterdiği basınç.

 

Yarı geçirgen : Aynı eritici içindeki iki eriyiği birbirinden ayıran ve eriticiyi geçirdiği hâlde erimiş cisimleri geçirmeyen (çeper).

Söz konusu : Sözü edilen, üzerinde konuşulan, bahis konusu, bahis mevzusu, mevzubahis.

Engellemek : Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek. Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Uygulanma : Uygulanmak işi.

Engelleme : Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.

Ayrılmış : Ayırdedilmiş.

Geçirgen : Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren. Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç), geçirimli.

Yoğunluk : Yoğun olma durumu. Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite. Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet.

Tanecik : Küçük tane. Çok küçük boyutlu madde, cisim.

Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.

Çözelti : Çözünme sonucu ortaya çıkan madde.

Derişik : Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.

Kaptan : Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.

 

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Diğer dillerde Ozmotik basınç anlamı nedir?

İngilizce'de Ozmotik basınç ne demek ? : osmotic pressure