Hones türkçesi Hones nedir

Hones ile ilgili cümleler

English: "I have no idea," Ali said honestly.
Turkish: Ali dürüstçe "hiçbir fikrim yok" dedi.

English: A man must be honest.
Turkish: Bir insan dürüst olmalı.

English: "I have no idea," she said honestly.
Turkish: O dürüstçe "hiçbir fikrim yok" dedi.

English: "To be honest, I'm afraid of heights." "Coward!"
Turkish: "Dürüst olmak gerekirse, yüksekten korkuyorum." "Korkak!"

English: According to him, she is honest.
Turkish: Ona göre, o dürüsttür.

Hones ingilizcede ne demek, Hones nerede nasıl kullanılır?

Honest : Güvenilir. Saf. Namuslu. Açık sözlü. Doğru. Hilesiz. Dürüst. Katışıksız. Sahiden. İçten.

Honesties : Dürüstlük. Ay otu. Gözlük çiçeği. Alçakgönüllülük. Temizlik. Namus. İffet. Namusluluk. Doğruluk. Gözlükotu.

Honestly : Dürüst olmak gerekirse. Hilesizce. Sahiden. Samimiyetle. Doğruyu söylemek gerekirse. Dürüst olarak. Doğrusu. Mertçe. Valla. Dürüstçe.

Honestness : Dürüstlük. Güvenilirlik. İçten olma durumu. Onurluluk. Samimi olma durumu.

Honesty : Namusluluk. Namus. Temizlik. Doğruluk. Gözlükotu. Gözlük çiçeği. Soru-yanıt ilişkisine dayanan bir bilgi alışveriş sürecinde yanıtlayıcının olanı aktarması, gözlemcininse aktarılan bilgiyi yanlılığa düşmeden saptaması. Dürüstlük. Alçakgönüllülük. İffet.

 

Earn an honest penny : Parasının onurluca kazanmak. Şerefiyle para kazanmak.

To be quite honest about it : Tüm kalbiyle. O konuda son derece dürüst olmak. Eğer bir an için açıkça konuşacaksak. Dürüstçe. Senin ve benim aramda.

Audiphones : Odifon. Odyofon. (tıp veya medikal terimi) duymaya yardımcı olmak üzere üst dişlere yerleştirilerek işitme sinirine ses titreşimleri gönderen diyafram türü.

Allophones : Sesbirimcik. Çevresel üye. Fonemin fonetik değişkesi (fonetik). Sesteş. Allofan. Sesbirim üyesi. Sesbirimsel değişken. Sesbirimsel değişke. Alofan.

Dictaphones : Ses kaydedici. Dikte makinesi. Diktafon. Yazdıraç.

İngilizce Hones Türkçe anlamı, Hones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sharpens : Sivriltmek (kalemi). Keskinleştirmek. Tizleştirmek (sesi). Sivriltmek. Yontmak (kalem). Netlemek. Şiddetlendirmek (ağrı). Keskinleşmek. Geliştirmek (zekayı). Açmak.

Give an edge to : Açmak (iştahı). Artırmak (keyif veya öfke vb).

Sharpen : Keskinleştirmek. Yontmak (kalem). Keskinleşmek. Geliştirmek (zekayı). Sertleştirmek. Açmak. Netlemek. Tizleştirmek (sesi). Sivriltmek.

Grinding stone : Değirmen taşı. Ezgi taşı. Bıçak ağzı keskinleştirmek için kullanılan taş. Sürtmetaş.

Stropping : Ustura kayışı. Kayış. Ustura kayışı ile bilemek. Berber kayışı. Kayışa sürerek bilemek. Otomatik açma kolanı. Kayış (ustura).

Straight : Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz. Eşcinsel olmayan kimse. Düz çizgi. Doğru. Kent. Düz hat. Düzlük. Düzgün. Doğruca.

 

Trusty : Emin. Sadık. Güvenilir kimse. Güvenilir. Güven telkin eden.

Downright : Aleni. Açık. Sözünü esirgemeyen. Dürüst. Tamamen. Resmen. Kesin. Dobra dobra konuğan. Dobra dobra konuşan. Tam.

Resetting : Ayarlamak. Yerleştirmek. Oturtmak. Baştaki konumuna getirmek (bilişim veya bilgisayar terimi). Yeniden dizgi yapmak. Tekrar yerine takmak.

Hones synonyms : echt, gritrock, oilstone, rubstone, square, sharpener, strop, abrades, oil stone, mead, grind, knife grinder, acumination, oilstones, oenomel, grinder, trustworthy, sincere, genuine, whetstone, honing, honorable, honed, reset, hone, strickle, knife sharpener, grindstone, abrade, resets, direct, honourable, sweetening.

Hones zıt anlamlı kelimeler, Hones kelime anlamı

False : Düzmece. Hain. Takma. Yalandan yapılan. Taklit. Yapma. Uydurma. Hatalı. Göstermelik. Yanlış.

Disingenuous : İki yüzlü. Kurnaz. Yüze gülücü. İkiyüzlü. Samimi olmayan.

Crooked : Yamuk. Çarpık. Namussuz. Eğri. Dolandırıcı. Yamuk yumuk. Bükülü. Kargacık burgacık. Deforme olmuş. Hilekar.

Hones antonyms : dishonest, insincere, indirect, untrustworthy, counterfeit.