Sharpens türkçesi Sharpens nedir

Sharpens ingilizcede ne demek, Sharpens nerede nasıl kullanılır?

Sharpen : Sivrilmek. Yontmak (kalem). Sertleştirmek. Netlemek. Sivriltmek (kalemi). Sivriltmek. Tizleştirmek (sesi). Geliştirmek (zekayı). İnceltmek. Açmak.

Sharpened : İnce bir kenar verilmiş. Bilenmiş. Keskinleştirilmiş. Sivriltilmiş.

Sharpener : Bileyici. Kalemtıraş. Keskinleştirici. Bileği taşı.

Sharpeners : Keskinleştirici. Bileği taşı. Bileyici. Kalemtıraş.

Sharpening : Bileme.

Sharpening stone : Biley taşı.

Resharpening : Yeniden bileme.

Sharped : Oyunda hile yapmak. Üçkağıtçılık yapmak. Üçkağıtçılık yapılmış. Tizleştirilmiş. Tizleştirmek. Hile yapmak. Hile yapılmış.

I would like a pencil sharpener : Kalemtıraş rica ediyorum.

Knife sharpener : Masat. Bıçak bileyici alet. Biley taşı. Bıçak bileyicisi. Bileği. Bıçak bileme aygıtı. Bıçak bileme aleti. Bıçak bileyici.

İngilizce Sharpens Türkçe anlamı, Sharpens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sharpens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Harshened : Ağırlaştırmak. Pürüzlendirmek.

Anneals : Tutuşturmak. Tavlamak. Tav vermek. Kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek. (metal) tavlamak. Yakmak. Tavlamak (metalurji terimi). Tav.

Cathect : (psikoanaliz) bir başka insandaki veya fikirdeki veya nesnedeki duygusal veya zihinsel enerjiyi harcamak. Canlandırmak. Gayrete getirmek.

Dilutes : Cansızlaştırmak. Sulandırmak. Etkisini azaltmak. Hafif. Seyreltmek. Sulandırılmış. Su katmak. Açmak (renk). Hafifletmek. Sulu.

Anneal : (metal) tavlamak. Yumuşatmak. Tavlamak (metalurji terimi). Tav. Tavlamak. Kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek. Tav vermek. Tutuşturmak. Yakmak.

Rarefying : Yoğunluğunu azaltmak. Seyrelmek. Arıtmak. Seyreltmek. Seyrekleştirmek. Seyrekleşmek. Tasfiye etmek.

Harshen : Ağırlaştırmak. Pürüzlendirmek.

Resetting : Baştaki konumuna getirmek (bilişim veya bilgisayar terimi). Tekrar yerine takmak. Oturtmak. Yeniden dizgi yapmak. Yerleştirmek. Ayarlamak.

Indurating : Sertleşmek. Katı. Sağlamlaşmak. Katılaştırmak. Kalın kabuklu. Duygusuz. Hissizleşmek. Duygusuzlaştırmak. Sert.

Diminishes : Gevşemek. Azalmak. Küçülmek. Azaltmak. Kısmak. Eksiltmek. Eksilmek. Kısaltmak. Hafifletmek.

Sharpens synonyms : chap, hones, acumination, sharpen, emboldened, enharden, bloom, abrade, make thin, countenances, cathects, whetting, break open, cheer on, rarefies, grinds, make sharp, distinguish, dilute, cures, bare, bring up in conversation, reset, embolden, whets, hardens, egg, indurate, diminish, cave in, acuminate, get sharp, grind.

Sharpens zıt anlamlı kelimeler, Sharpens kelime anlamı

Blur : Bulaştırmak. Bulanıklık. Karaltı. Bulanıklaştırmak. Bulanık. Bulanmak. Net görülmesini zorlaştırmak. Hayal meyal. Flu yapmak.

Soften : Gevşetmek. Yumuşamak. Kısmak. Tatlılaştırmak. Gönlünü almak. Yumuşatmak. Sindirmek. Gevşemek. Zayıflatmak. Tatlılaşmak.