Resetting türkçesi Resetting nedir

Resetting ingilizcede ne demek, Resetting nerede nasıl kullanılır?

Presetting : Önceden hazırlamak. Ön ayar. Önayar. Önceden kurmak. Ön fiksaj. Önayarlama.

Resettled : Yeni düzenlemeler yapmak. Sakinleşmek. Yeniden yerleştirilen. Yeniden yerleştirilmiş. Dinlendirmek (şarap). Yatışmak. Tekrar yerleşmek. Yeniden yerleştirmek.

Resettlement : Yeniden iskan. Yeni düzenleme. Yeni bir ülkeye yerleşme. Yeniden yerleştirim. Özellikle hükümetlerce uygulanan yöneltiler sonucunda yerinden, yurdundan, barkından edilen bireylerin ve ailelerin yeni yerleşim yerlerine taşınmaları, oralarda konutlandırılıp çalışma olanaklarına kavuşturulmaları, bk. yeniden konutlandırma. Yerleştirme.

Resettlements : Yeniden iskan. Yeni düzenleme. Yeni bir ülkeye yerleşme. Yerleştirme.

Resettles : Yatışmak. Tekrar yerleşmek. Yerleştirmek. Yeni düzenlemeler yapmak. Yeniden yerleştirmek. Dinlendirmek (şarap). Sakinleşmek.

Reset paragraph format : Paragraf biçimini sıfırla.

Reset picture boundary : Resim sınırlarını sıfırla.

Reset control : Ayar kontrolü. Düzeltmeli denetici. Ayar kontrolu. Ayrı bir denetim noktasına kendiliğinden ayarlanan aygıt.

 

Resettling : Tekrar yerleşmek. Yeni düzenlemeler yapmak. Yeniden yerleştirmek. Dinlendirmek (şarap). Yerleştirmek. Yatışmak. Sakinleşmek.

Reset ignore all : Eski haline getir.

İngilizce Resetting Türkçe anlamı, Resetting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resetting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Environs : Havali. Dolay. Çevre. Civar. Etraf. Yöre.

Indwells : Oturmak. İkamet etmek. Yerleşmek. İşlemek. Nüfuz etmek.

Calibrate : Kalibrasyon yapmak. Düzeltmek. Çapını ölçmek. Kalibresini bulmak. Çaplamak. Derecelendirmek. Ayar etmek. Ayarlanmış.

Clapped : Yerine koymak. Çırpmak. El çırpmak. Hafifçe vurmak. Vurmak. Alkışlamak. Dokunmak. Çarpmak.

Adjust : Düzenine koymak. Uyarlamak. Parlamak. Ayar çekmek. Ayarlama. Hizaya getirmek. Uyum göstermek. Standartlaştırma. Uydurmak.

Calibre : Ölçü. Kalite. Kapasite. Kalibre. Kabiliyet. Yetenek. Çap.

Fixes : Düzeltmek. Eroin dozu. Aşırı doz. Güç durum. Önceden belirlenmiş sonuç. Gözünü ayırmamak. Tamir etmek. Ayar çekmek. Rüşvet vermek.

Billet : Ödev. Baraka. Konak yeri. Konaklama yeri. Konaklatmak. Konaklatmak (askeri terim). Çelik çubuk. Not. Kışla.

Domiciles : İkamet ettirmek. Mesken vermek. Ev. Oturmak. Poliçenin ödendiği yer. Ödemek. Oturma yeri. Konut. Yerleşmek.

Deposited : Bankaya yatırmak. Tevdi edilmiş. Tortulaşmış. Bırakıntı. Yumurtlamak. Çökelmek. Yatırmak. Emanet etmek. Tortu bırakmak. Para yatırmak.

Resetting synonyms : give an edge to, arrange, collocate, background, grind, embeds, canvas, accommodate, domiciling, deposit, bed, abrade, chat up, grinds, fix, domicil, scope, sharpens, assays, calibrating, assayed, adjusts, showcase, honing, domicile, clap, domiciliate, surround, collimate, abrades, embed, geared, calibres.

 

Resetting zıt anlamlı kelimeler, Resetting kelime anlamı

Progressive : Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlerici. İlerleyici. İyiye giden. Yenilikçi. İlerleyici ataksi. İleri giden. Derece derece artan. İleri düşünceli kimse. İlerleyen, gittikçe ilerleyen, progresif.

Pleasing : Mutluluk verici. Hoş. Bağlayıcı. Sevimli. Tatlı. Sevindirici. Memnuniyet verici. Hoşa giden.