Horrible türkçesi Horrible nedir

Horrible ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't shake the feeling that something horrible was about to happen.
Turkish: Ali kötü bir şey olmak üzere olduğu hissini atlatamadı.

English: Ali is a talented guitarist, but he's a horrible singer.
Turkish: Ali yetenekli bir gitarist ama o korkunç bir şarkıcıdır.

English: Alcoholism is a horrible disease.
Turkish: Alkolizm korkunç bir hastalıktır.

English: Ali is a horrible driver.
Turkish: Ali berbat bir sürücüdür.

English: Ali is a horrible person.
Turkish: Ali berbat bir adamdır.

Horrible ingilizcede ne demek, Horrible nerede nasıl kullanılır?

Horribleness : Sevimsizlik. Dehşetlik. Berbatlık. Çirkinlik. Canhıraş. Korkunçluk. İğrençlik. Dehşet.

Horribles : Dehşete düşüren. İğrenç. Dehşet verici. Çok. Yüzüne bakılmaz. Müthiş. Korkunç. Dehşetli. Berbat.

Horribly : Dehşetli bir şekilde. İğrenç olarak. Aşırı bir şekilde. Berbat bir şekilde. İğrenç bir şekilde. Çirkince. Korkunç bir şekilde. Dehşet bir şekilde. Fena halde. Pek çok.

Horrid : Çirkin. Kötü. İğrenç. Korkunç. Korkunçluk. Kaba. Berbat.

Horridly : Dehşet bir şekilde. Berbat bir şekilde. Çirkin bir biçimde. İğrenç bir şekilde. Çirkince. Korkunç bir şekilde.

 

Horrifyingly : Dehşet bir şekilde. Dehşete düşürerek. Korkutarak. Korkunç bir şekilde. İğrenç bir şekilde. Çirkince. Berbat bir şekilde.

Horrified : Dehşete kapılmış. Dehşete düşmüş. Korkmuş.

Horridness : Berbatlık. İğrençlik. Dehşetlik. Korkunçluk. Dehşet. Çirkinlik.

Horrifies : Dehşete düşürmek. Korkutmak. Rezalet çıkarmak. Şoke etmek. Şok etkisi yapmak. Sarsmak.

Horrifying : Sarsmak. Ürkünç. Korkutmak. Dehşete düşürmek. Korkunç. Korkulu. Şok etkisi yapmak. Rezalet çıkarmak. Korkutma.

İngilizce Horrible Türkçe anlamı, Horrible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Horrible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bads : Perişanlık. Kötülük. Doyumsuzluk varsayımının geçersiz olduğu, diğer bir deyişle daha azı daha çoğundan daha fazla fayda sağlayan, hormonlu et, kirli hava gibi mallar. Şanssızlık. Kötü mallar. Küfürlü. Batak. Kokuşmuş. Yıkım.

Awful : Çok kötü. Meret. Sunturlu. Oldukça büyük. Rezalet.

Blackguard : Edepsiz kimse. Hain. Sövüp saymak. Küfürbaz. İt. Terbiyesiz. Alçak. Hergele. Alçak herif.

A whale of a lot : Pek çok.

Belter : Yüksek sesli popüler şarkı. Eşsiz ve mükemmel görülen şey. Mükemmel. Muhteşem görülen kimse. Harika. Yüksek sesli şarkıcı. Harikulade sayılan kişi.

Bloody : Kan gibi. Allahın cezası. Kana bulanmış. Kana susamış. Kanlanmış. Kanla kaplı. Uğursuz. Kahrolası. Lanet olası.

Awed : Korku veren. Hayran kalmış. Dehşet içinde. Huşu içinde. Dehşet gösteren. Korkmuş.

 

Clarty : Karman çorman. Yapışkanlı. Çamurlu. Yapış yapış. (argo terim) yapışkan ve tatlı. Pis. Karmakarışık. Yapışkan. Kirli.

Dreadful : Heybetli. Ürkünç. Tüyler ürpertici. Ürkütücü.

Abhorrent : Nefret uyandıran. Tiksindirici. Zit. Nefret uyandırıcı. Zıt. Karşıt. Karsit.

Horrible synonyms : daunting, grimmer, awesome, accursed, barfy, astounding, horribles, badly, beastlier, ghastlier, alarming, blackest, crueler, ghastliest, forbidding, hair raising, colossal, awfuller, grisliest, formidable, a great deal, bally, direful, brattiest, blackguards, awfully, afraid of his own shadow, fearfuller, cataclysmic, accurst, acres and acres, almighty, crappies.

Horrible zıt anlamlı kelimeler, Horrible kelime anlamı

Unalarming : Alarma sebep olmayan. Panik yaratmayan. Endişe verici olmayan.

Horrible ingilizce tanımı, definition of Horrible

Horrible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exciting, or tending to excite, horror or fear. Terrible. Hideous. Dreadful. A horrible murder. Shocking. A horrible story. As, a horrible sight.