Horsier türkçesi Horsier nedir

  • Atımsı.
  • Ata benzeyen.
  • Atlar ile ilgili meselelere özgü (at binme at yarışı vs gibi).
  • Atlar ile ilgili.
  • Atlara özgü.
  • Büyük ve hantal (horsy olarak da yazılır).

Horsier ingilizcede ne demek, Horsier nerede nasıl kullanılır?

Horsiest : Büyük ve hantal (horsy olarak da yazılır). Ata benzeyen. Atımsı. Atlar ile ilgili. Atlar ile ilgili meselelere özgü (at binme at yarışı vs gibi). Atlara özgü.

Horsily : At gibi bir şekilde.

Horsing : (poker) oyunda ortaya konulan parayı kazandıktan sonra başka bir oyuncuya küçük bir miktar para geçirme. Atlama beygiri. At koşmak. Oynamak. Aygır. Ata binmek. At. Kamçılamak. Beygir. İskele sıpası.

Unhorsing : Düşürmek. Atını almak. Attan düşürmek. Attan düşmek.

Hors de combat : Engelli. Kullanım dışı. Malul. Savaşamaz halde. Yaralanmadan dolayı hareket edemez hale gelmiş. Kullanılmaz halde. Sakat. Kullanımdan çıkarılmış. Özürlü. Saf dışı.

Horse coat colours : Atlarda bedeni örten kılların bir bütün olarak gösterdikleri renk veya renkler karışımı, don. Atların vücut örtüsü rengi.

Horse dance : At oyunu. Atın türlü . devinimlerinin yansılamalarından oluşan oyun türü. bk. oyun, benzer-duyusal büyü. krş. yılan oyunu, ateş oyunu.

Horse dealer : At satıcısı.

Horse flies : At sinekleri. İnsan veya diğer hayvanları ısırarak kan emen chrysops, chrysozona, diachlorus, goniops, haematopota, hybomitra, silvius ve tabanus cinslerini içeren, birçok türü çeşitli hastalıklara vektörlük yapan sinek ailesi, tabanidler, tabanidae.

 

Horse crosswise : Yan beygir. Atlamalarda, hız alma yönüne enlemesine konulan beygir.

İngilizce Horsier Türkçe anlamı, Horsier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Horsier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stepper : Fotoğraf büyütecine benzeyen entegre devre üretiminde kullanılan bir cihaz. Profesyonel dansçı. Tekleyerek çalışan motor.

Race horse : Koşu atı. Yarış atı.

Stalking horse : Siper arkasında gizlenme. Göstermelik aday. Paravan. Maske. Avcının arkasına saklandığı at. Bahane.

Steeplechaser : Engelli yarış koşucusu. Engelli yarışlarda koşması için eğitilmiş at.

Workhorse : Eşek gibi çalışan kimse. Koşum atı. Yük beygiri. İş veya çalışma delisi veya manyağı. Bir işin esas yükünü çeken kişi. Beygir.

Pony : Küçük araba. Poni. Kitapçık. Midilli atı. Küçük at. Likör kadehi. Likör kadehi (amerikan ingilizcesi). Yirmibeş dolarlık fiş. Yirmibeş pound.

Gaskin : Mühür. Conta. Hortum. Atın arka ayak kısmının bir parçası.

Equus : Eşit, benzer, aynı. Ekuus. Zebra.

Jade : Fingirdek kız. Yılkı atı. Çok yormak. Fahişe. Yaşlı beygir. Ak, yeşilimtrak ya da yeşil renkli bir ışınsı türü. (genellikle kütlesi biçimsizdir. bu taşa nefrit adı da verilir ve süs taşı olarak kullanılır.). Yeşim. Açık yeşil. Yeşimtaşı.

Horsier synonyms : genus equus, pinto, horsemeat, shoulder holster, equus caballus, high stepper, polo pony, female horse, post horse, horse's foot, dawn horse, male horse, protohippus, encolure, mesohippus, equid, liver chestnut, harness horse, horsiest, sheath, horsey, wild horse, roan, racehorse, withers, poster, stable companion, bangtail, plug, nag, bay, mount, foal.