Hostel türkçesi Hostel nedir

Hostel ile ilgili cümleler

English: Is there a youth hostel around here?
Turkish: Buralarda bir gençlik yurdu var mı?

English: Is there a youth hostel near here?
Turkish: Buraya yakın bir öğrenci yurdu var mı?

English: At nightfall, a group of twenty-nine came into that hostelry.
Turkish: Akşam karanlığında, yirmi dokuz kişilik bir grup o otele geldi.

English: The hostel costs twenty euros per person per night.
Turkish: Pansiyon gecelik kişi başına 20 avro.

English: Some insist that the Spanish hostel is a pornographic film.
Turkish: Bazıları, İspanyol Pansiyonu'nun pornografik bir film olduğunda ısrar ediyorlar.

Hostel ingilizcede ne demek, Hostel nerede nasıl kullanılır?

Student hostel : Öğrenci yurdu. Öğrenci konukevi.

Youth hostel : Yurt. Gençlik hosteli. Gençlik oberji. Yetiştirme yurtları. Öğrenci yurdu. Gençlik yurdu. Genç turistler konukevi. Misafirhane. Genellikle gençlerin kaldığı otel. Otelden daha ucuz olan ve genelde kalabalık odalarda gençlerin kaldığı mekan.

Hosteler : Pansiyonlar işleten kimse. Pansiyoncu. Hostelci.

Hostelers : Hostelci. Pansiyoncu. Pansiyonlar işleten kimse.

Hosteling : Konukevi. Öğrenci yurdu. Pansiyon. Yurt. Kervansaray. Otel. Turist barınağı. Genç turistler için ucuz otel.

 

Hostelries : Han. Pub. Küçük han. Otel.

Airhostess : Hostes.

Hostessing : Konsomatris. Hostes. Konuk eden kadın. Ev sahibesi. Restoranda müşteriyi karşılayan görevli. Sunucu. Garson kadın.

Hostels : Han. Öğrenci yurdu. Pansiyon. Yurt.

Hosted : Konuk etmek. Evsahipliği yapmak. Ağırlamak.

İngilizce Hostel Türkçe anlamı, Hostel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hostel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diggings : Kazı yapılan yer. Maden. Maden ocağı. Altın madeni. Kazı. Kazıda çıkarılan şey. Kazı yeri.

B and b : B ve b. Yatak ve kahvaltı. Oda kahvaltı. Tek fiyatla kahvaltı ve gecelik konaklama sunan otel ya da misafirhane.

Halls : Antre. Kabul salonu. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Konak. Koridor. Yemekhane. Hol. Salon.

Rest house : Misafirhane. Mola yeri. Konuk evi.

Digs : Derin çizikler.

Abode : Oturulan yer. İkamet. Mesken. Ev. Bir yerde ikamet etmek. Konut. Sükna. Oturma. İkamet etme (bir yerde). Yer.

Cham : Vietnam ve kamboçya'da yaşayan etnik bir grup. Çam.

Student union : Öğrenci birliği. Öğrencilerin barınma, yatma, yemek yeme, çalışma ve dinlenme gereksinmelerini karşılamak üzere devlet, özel kurumlar ya da kişilerce açılan ve yönetilen kuruluş. Öğrenci birliği binası.

Auberge : Lokanta. Hostel. Konaklama yeri. (fransızca) konaklama yeri. Fransız hanlarına verilen isim.

Boarding house : Karşılığında bir gündelik ödenerek oturulan, kimisinde, yemek yemeye elverişli ortak yerler de bulunan ve çoğu kez bir ailenin yanında kalınan konut. öğrencilerin, karşılığında para ödeyerek kaldıkları yurt. Öğrencilerin okurken para ödeyerek kaldıkları yer. bk. öğrenci yurdu. Barıncak. Hostel. Misafirhane. Ucuz otel. Öğrenci evi.

 

Hostel synonyms : living accommodations, posthouse, post house, imaret, caravan inn, caravanserai, inn, youth hosteller, habitation, publics, lodge, student residence, bed and breakfast, caravansaries, board and lodging, kip, roadhouse, fatherland, hall of residence, khans, habitat, inns, public house, hotel, padrone, serai, khan, dorm, chams, country, hosteling, dormitories, student hostel.

Hostel ingilizce tanımı, definition of Hostel

Hostel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An inn.