Hot zone türkçesi Hot zone nedir

  • Sıcak kuşak.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Oğlak ve yengeç dönenceleri arasında kalan geniş bölge.
  • Duyarlı alan.
  • Sıcak bölge.

Hot zone ingilizcede ne demek, Hot zone nerede nasıl kullanılır?

Hot : İletken. Seksi. Acılı. Yeni. Isıtmak. Sıcak. Sert. Isınmak. Acı.

Zone : Çevirmek. Bölgelere ayırmak. Bölge. Biyoloji, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Kentbilim bölge. Alan. Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge. zaman kuşakları, iklim kuşakları vb. Bir yeri belirli bir faaliyet için ayırmak. Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan.

Hyphenation hot zone : Sıcak tireleme bölgesi.

Hot air : Boş laf. Havacıva. Palavra. Havagazı. Boş sözler. Hava gazı. Martaval. Anlamsız konuşma. Atmasyon. Hava cıva.

Hot atom chemistry : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kızgın öğecik kimyası. Kalımlı öğeciklerin yerine ışınetkin yerdeşleri konulduğunda, bu yerdeşler bozunurken yol açtıkları kimyasal değişiklikleri inceleyen kimyasal fizik dalı.

Hot blast stove : Sıcak hava fırını.

Hot blooded : Çabuk heyecanlanan. Asabi. Çabuk parlayan (kimse). İhtiraslı. Ateşli (cinsel açıdan). Öfkeli. Hiddetli. Kızgın. Sinirli.

 

İngilizce Hot zone Türkçe anlamı, Hot zone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hot zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tropic : Ay ya da güneş'in görünen deviminde gelip geri döndüğü yer ya da daire; yaz dönencesi, kış dönencesi gibi. Tropika. Tropikal. Yeryuvarı üzerinde, güneş ışınlarının yılda iki kez dik açı ile geldiği, sıcak kuşağın kuzey ve güney sınırlarını oluşturan ve eşleğin 23° 27' kuzey ve güneyinden geçen çemberler. bk. oğlak dönencesi, yengeç dönencesi. Dönence. Yönelimli. Utah eyaletinde şehir. Yönelimsel. Tropik. Ç.tropikal bölge.

Torrid zone : Yer küresi üzerinde eşleğin kuzey ve güneyindeki 23,5° lik iki daire arasında kalan bölge.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Hot spot : Gece kulübü. Kablosuz internet erişiminin olduğu ve herhangi bir cihazla internete bağlanılabilen bölgeler. Kızgın nokta. Cadı kazanı. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eğlence yeri. Kızgın çekit. Parlak nokta. Kaynayan kazan. Sıcak noktalar.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

 

Tropics : Tropika. Tropik. Tropikal kuşak. Tropikal bölge. Tropikler. Dünyanın oğlak dönencesiyle yengeç dönencesi arasında kalan bölgeleri.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Warm sector : Sıcak dilim. Sıcak sektör. Düşman kuvvetlerinden bir tehdit durumunun olduğu bölge.

Hot zone synonyms : air route, age pyramid, agricultural specialisation, afforestation, alluvial deposit, agricultural co operative, the torrid zone, abandoned meander, abrasion platform, agrarian geography, agricultural production, aluvial coast.