Hoyurlanmak nedir, Hoyurlanmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kızmak.

Yara azmak, kabarmak.

Hoyurlanmak kısaca anlamı, tanımı

Hoyu : Hani ya

Kabarmak : Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.

Kabarma : Kabarmak işi. Ay ve Güneş'in çekim etkisiyle, büyük denizlerde suların yükselmesi, met. Duygulanma. Kendini üstün görme, büyüklük taslama.

Kızmak : Isıtılan veya ısınan bir nesnenin sıcaklığı çok artmak. Dişi kuşlar zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermek. Öfkelenmek, sinirlenmek. At, eşek vb. hayvanlar çiftleşmek istemek, kösnümek.

Kızma : Kızmak işi.

Azmak : Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.

 

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Azma : Azmak işi. Melez.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

Diğer dillerde Hoyratçıl üslup anlamı nedir?

İngilizce'de Hoyratçıl üslup ne demek ? : brutalitarian style