Hung up türkçesi Hung up nedir

Hung up ile ilgili cümleler

English: Ali opened the closet and hung up his coat.
Turkish: Ali dolabı açtı ve ceketini astı.

English: Ali has just hung up the phone.
Turkish: Ali az önce telefonu kapattı.

English: Ali hung up on Mary.
Turkish: Ali telefonu Mary'nin yüzüne kapattı.

English: Ali hung up the phone.
Turkish: Ali telefonu kapadı.

English: Ali hung up on me.
Turkish: Ali beni kafasına taktı.

Hung up ingilizcede ne demek, Hung up nerede nasıl kullanılır?

Hung : Asılı. Ortak bir karara varamayan (bir jüri). Mahsur kalmış. Asılmış. Kilitlenmiş (bir bilgisayar). Saplanmış. Askıda duran. Ortak bir karara varamayan. Büyük penisli (kaba dil). Boynundan bir iple asılarak idam edilmiş.

Be hung up : Gecikmek. Ertelenmek.

Be hung up on : Kafayı takmak. Takılıp kalmak. Saplantısı olmak. Tutturmak. Komplekse kapılmak.

Hung around : Başı boş gezerek oyalanır. Aylak aylak dolaşır.

Hung jury : Karar çoğunluğunu sağlayamayan juri. Jürinin gerekli karar çoğunluğunu sağlayamaması. Kararda oybirliğine varamayan jüri. Bir duruşmada ortak bir karara varamayan jüri.

İngilizce Hung up Türkçe anlamı, Hung up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hung up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gibbets : Vinç kolu. Darağacı. Bel kirişi. Rezil etmek. Maçuna kolu. Kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak. İdam etmek.

Gibbeted : İdam etmek. Vinç kolu. Bel kirişi. Kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak. Darağacı. Maçuna kolu. Rezil etmek.

Continue : Sürmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Devamı gelmek. Olagelmek. Uzatmak. Kalmak. Dayanmak. Devam ettirmek. İdame etmek.

Defers : Ertelemek (borç vb). Saygı göstermek. Tecil etmek. Uymak. Kabul etmek. Riayet etmek. Ağırdan almak. Sonraya bırakmak. Ötelemek.

Ring off : Alısün görüşmesini bitirmek. Telefonu kapamak. Alısünü kapatmak. Konuşmaya son vermek.

Hang : Batmak. Eğmek. Sarkıtmak. Asarak idam etmek. Dayanmak. Asılmak. Kavrama. Adam asmak. Eğilmek. İpe çekmek.

Draping : Süslemek. Sermek. (kumaş ile) üstünü örtmek. Kumaşla süslemek. Kumaşla örtmek. Dökülmek. Kıvırmak. Dökümlü olmak. Katlamak.

Closing : Kapatıyor. Kapatma. Kapatılıyor. Kapama. Yaklaşım. Kapanma. Uç. Kapanış.

Adjourn : Geciktirmek. Sonraya bırakmak. Son vermek (oturum vs). Oturuma son vermek. Bitmek. Tehir etmek. Tecil etmek. Ertelenmek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Ara vermek.

Carrying over : Nakli yekun. Uzatma. Toplam aktarma. Devam etmek. Nakliyekün. Röpor. Nakletmek (hesap). Gelmek.

Hung up synonyms : haltering, dillydally, delays, continues, gibbet, haltered, dillydallied, halters, power off, delay, gibbeting, hang up, halter, drape, drooped, adjourning, adjourned, draped, carry over, dillydallies, adjourns, deferring, droops, drape over, defer, droop.