Hunnish türkçesi Hunnish nedir

  • Barbar.
  • Hun'lara ait olan.
  • Hun'lar gibi.
  • Hun.

Hunnish ingilizcede ne demek, Hunnish nerede nasıl kullanılır?

Hunnishness : Hun gibi olmak. Yıkıcılıks (hun'lar tarzında). Barbarlık.

Chunnel : İngiltere'yle fransa'yı birleştiren ve dover boğazı'nı geçen tünele ingiltere'de halk arasında veril. Channel tunnel (kanal tünel). Fransa ile ingiltere arasında ingiliz kanalı altından geçen demiryolu tüneli. Le tunnel sous la manche.

Shunned : Uzak durulmuş. Kaçınılmış. Çekinmek. Sakınılmış. Dışlanmış. Uzak durmak. Kaçınmak. Sakınmak. Çekinilmiş.

Shunner : Çekinen. Sakınan kimse. Kaçınan kimse. İnsan veya nesneden uzak duran kimse. Koruyan. Uzak duran. Sakınan.

Shunners : Kaçınan kimse. Sakınan kimse. Sakınan. Uzak duran. Çekinen. Koruyan. İnsan veya nesneden uzak duran kimse.

Hun : Alman. Alman askeri. İngilizce'de menfi anlamda almanları nitelemek için kullanılır. Ranger taraftarı. Hunlu. Avrupa'yı 4. ve 5. yy'larda işgal eden savaşçı ve göçebe halkın üyesi. Tatlım. Barbar tip. Canım.

Thunnus oil : Tuna balığı yağı. Tuna balığı konserve artıklarının ekstraksiyonuyla elde edilen ve vitamin kaynağı olan, fakat insan besinlerine katılmayan bir yağ.

Hunchback : Kambur sırt. Kambur kimse. Kambur.

Thunnus : Tuna balığı.

 

Great hun empire : Büyük hun imparatorluğu.

İngilizce Hunnish Türkçe anlamı, Hunnish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hunnish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Render : Açıklamak. Etmek. İlk kat sıva sürmek. Çalmak (müzik terimi). Vermek. Yorumlamak. Etmek (iyilik veya hizmet veya yardım veya teşekkür). -leştirmek. Duruma getirmek. Kılmak.

Cloy : Gına getirmek. Tiksindirmek. İğrendirmek. Bıktırmak. İçini bayıltmak. Usandırmak. Bıkkınlık vermek. Kabak tadı vermek.

Berth : Demir yeri. Yatacak yer bulmak. Görev. Rıhtıma bağlamak. Açıklık. Gemici ranzası. Rıhtıma yanaşmak. Yatak yer vermek. Palamarla bağlamak. Yatak.

Oversupply : Üretim fazlası. Fazlasıyla karşılama. Fazlalık.

Curtain : Sahne içinde çeşitli amaçlar için kullanılan kumaş perde. Perdeyi kapatmak. Perdelemek. Perde kapanış sözü. Ölüm. Oyun yerini seyirci salonuna kapayıp açan kumaş perde. Havalandırma bezi. Bölme. İç perde. Sinema salonunda, görünçlükle, görüntülükle salonu ayıran, açılır kapanır örtü.

Revenge : Hıncını almak. Hesaplaşma. Öç almak. Öcünü almak. İntikam. Öç. -in öcünü almak. İntikam almak. İntikamını almak.

Guess : Tahmin etmek. Keşfetmek. Zannetmek. Sezmek. Tahmin. Sanmak. Düşünmek. İçine doğmak. Tahminde bulunmak. Varsayımda bulunmak.

Skimp : Eksik. Cimri. Az vermek. İdare etmek. Çırpıştırmak. Kıt. Sakınarak kullanmak. İdareli kullanmak. Cimrilik etmek. Lüks olmayan bazı masraflardan kaçınarak tasarruf yapmak.

Correct : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Düzeltme. Düzeltmek. Doğrulamak. Uygun. Tam. Doğru. Islah etmek. Ayarlamak. Doğrultmak.

 

Scourge : Dert. Kırbaç. Afet. Musibet. Zarar vermek. Acı çektirmek. Kamçı. Büyük zarar vermek. Kırbaçlamak. Kamçılamak.

Hunnish synonyms : transistorise, reflectorise, machicolate, copper bottom, reflectorize, bewhisker, victual, terrasse, kern, arm, brattice, tool, put to death, signalise, calk, barbarian, canalize, barbaric, air condition, hydrate, costume, corbel, articulate, toggle, heat, capitalise, rafter, castigate, retrofit, huns, tap, key, crenelate.

Hunnish zıt anlamlı kelimeler, Hunnish kelime anlamı

Take : Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Tepki. Çevirmek. Kabul edilmek. Alınan taş. Alıntı. Götürmek. Kavramak. Tutulan balık miktarı. (fotoğraf) çekmek.

Smart : Elem. Üzülmek. Şiddetli. Zarif. Ağrımak. İncinmek. Acıtmak. Keskin. Kurnaz. Acıma.

Hunnish antonyms : kern.