Hurry up türkçesi Hurry up nedir

Hurry up ile ilgili cümleler

English: What are you lingering for? Hurry up and go.
Turkish: Niçin oyalanıyorsun? Acele et ve git.

English: Hey! There's an American who speaks Uyghur here! Hurry up and get over here to inspect his computer!
Turkish: Hey! Burada Uygurca konuşan bir Amerikalı var. Bilgisayarını araştırmak için çabuk buraya gel.

English: Just tell Tom to hurry up and do something.
Turkish: Sadece Tom'a acele etmesini ve bir şey yapmasını söyle.

English: I wish Moustapha would hurry up and do what he said he'd do.
Turkish: Keşke Mustafa acele etse ve yapacağını söylediği şeyi yapsa.

English: If you have something you want to say, hurry up and say it!
Turkish: Söylemek istediğin bir şeyin varsa acele et ve onu söyle!

Hurry up ingilizcede ne demek, Hurry up nerede nasıl kullanılır?

Hurry : Telaş. Sıkıştırmak. Aceleye getirmek. İvmek. Acele. Koşmak. Acele ettirmek. Hız vermek. Acele etmek. Aceleyle götürmek.

Hurry scurry : Telaş. Gümrükten mal kaçırır gibi. Yangından mal kaçırır gibi. Acele.

Hurryhaste measure : İvedili önlem.

Hurrying : Acele etme. Acelecilik.

A bite and a sup : İki lokma yemek. İki yudum bir şey.

İngilizce Hurry up Türkçe anlamı, Hurry up eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Hurry up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bustled : Acele. Telaş. Aceleyle hareket etme. Aceleyle hareket etmek. Koşuşturmak. Telaşlanmak. Koşuşmak. Telaş etmek. Koşuşturma.

Get a move on : Paçası tutuşmak. Başlamak. Elini çabuk tut. Çabuk olmak. Çabuk ol. Acele et. Elini çabuk tutmak.

Ginger up : Teşvik etmek. Ortamı renklendirmek. Canlandırmak. Ortamı canlandırmak. Can katmak. Hız vermek. Coşkulandırmak. Dürtmek. Kışkırtmak.

Pick up speed : Hız kazanmak.

Gather speed : İvme yakalamak. Hız kazanmak. Hız almak. İvme kazanmak.

Expedite : Sürat vermek. Çabuklaştırmak. Tacil etmek. Süratini artırmak. Hız vermek. Yollamak. Kolaylaştırmak. Süratlendirmek. Göndermek.

Bustles : Telaş. Koşuşturma. Telaşlanmak. Acele. Faaliyet. Koşuşmak. Koşuşturmak. Aceleyle hareket etmek. Telaş etmek.

Geared up : Heyecanlı bir durumda olan. Vitesi yükseltmek. Endişeyle bekleyen. Çalışma etkinliği arttırmak. Etkinliği arttırmak. Hazırlanmak. Gergin. Sıkıntılı. Niteliğini yükseltmek.

Hastened : Acele ettirmek. İki ayağını bir pabuca sokmak. Telaşlandırmak.

Be quick : Çabuk olmak. Aceleci davranmak.

Hurry up synonyms : drive, gog, expedited, quickens, gear up, drives, expedites, add wings to, fly off, accelerate, gingering, be in a hurry, come to life, accelerates, get cracking, hastening, quicken, buck up, pick up, gingering up, gingered, bustle, expediting, ginger, gain speed, gingers, become fast, quickened, come along, force the pace, hasten, quickening.