Hurtled türkçesi Hurtled nedir

Hurtled ingilizcede ne demek, Hurtled nerede nasıl kullanılır?

Hurtle : Ses yapmak. Hızla hareket etmek. Hızla fırlatmak. Kuvvetle uçurmak. Fırlatmak. Son sürat gitmek. Çarpmak. Hızla atmak. Savurmak. Fırlamak.

Hurtleberry : Yabanmersini.

Hurtles : Savurmak. Fırlatmak. Hızla atmak. Son sürat gitmek. Çarpmak. Kuvvetle uçurmak. Fırlamak. Hızla fırlatmak. Ses yapmak. Hızla atılmak.

Hurtless : İncinmemiş. Yaralanmamış. Yaralamaya neden olmadan. Yaralamasız. Ağrısız. Zararsız. Zarar görmemiş. Yarasız.

Hurtling : Ses yapmak. Fırlatmak. Savurmak. Fırlamak. Hızla fırlatmak. Hızla uçurmak. Son sürat gitmek. Hızla atmak. Çarpmak. Kuvvetle uçurmak.

Would not hurt a fly : Sineği bile öldürmez. Mülayim. Karıncayı bile incitmez. Çok yumuşak.

Kiss away the hurt : Ağrıyı öpücükle geçirmek.

Be hurt : Gücenmek. İncinmek. Zedelenmek. İçerlemek. Rencide olmak. Kırılmak. Canı yanmak. Zarar gelmek.

Does it hurt when you swallow : Yutkunduğunuz zaman acıyor mu.

Being hurt : Kırgın olma. Aşağılanma. Yaralanmış olma. Kırılmış olma. Aşağılanmış olma. Yaralanma. Kırılma.

İngilizce Hurtled Türkçe anlamı, Hurtled eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Hurtled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catapult : Vurmak. Topun bulunmasından önce, kaleleri dövmek için taş gülle fırlatmakta kullanılan bir tür büyük sapan. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Sapan. Mancınıkla atmak. Katapült uçak. Atmak. Mancınık.

Precipitate : Atmak. Zemin hazırlamak. Sonucuna ulaşmak. Yoğunlaşıp yağmak. Acele. Düşürmek. Hızlandırmak. Sürat vermek. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çökelmek.

Bounces : Sepetlemek (argo terim). İşten çıkarmak. Zıplamak. Dalmak. Sekmek. Sektirmek. Girivermek. Kovmak. Sıçramak.

Boff : Ses getiren liste başı şarkı. (tiyatro) seyircilerin kendilerini kontrol edemeden gülmelerine neden olan replik. Osurmak. Dizginlenemeyen kahkaha. Birini götürmek. Son vermek. Bitirmek. Yellenmek. Büyük gişe başarısına sahip oyun. Hit parça.

Dash : Hızla ilerlemek. Vurma. Kısa çizgi. Sıçratmak. Fışkırtmak. Saldırmak. Düş kırıklığina uğratmak.

Panted : Nefes nefese kalmak. Hasret kalmak. Özlemek. Sık sık nefes almak. Hızlı hızlı solumak. Soluma. Şiddetle çarpmak (kalp). Solumak. Nefes nefese söylemek.

Alight upon : Rastlamak. Karşılaşmak. Üzerine konmak.

Cast away : Tahrip etmek. Başından atmak. Çöpe atmak. Çevresinden uzaklaştırmak. Issız adada bırakmak. Atmak. Çarçur etmek. Başından savmak. Boşa harcamak.

Belch : Geğirti. Çıkarmak duman. Püskürtmek. Çıkarma. Fışkırmak. Çıkarmak (duman). Püskürmek. Geğirmek. Duman çıkarmak.

Catapulted : Fırlatma düzeneği ile ilgili. Mancınık. Atmak. Vurmak. Sapan. Katapült uçak. Mancınıkla atmak.

 

Hurtled synonyms : locomote, hurls, bolts, brandished, overhasty, biffing, bounce, dart, flying, biff, cudgeled, go, hurtling, biffed, bump up, barging, pantler, brandishes, catapults, chuck, bolted, boffs, chucking, hurtle, chuck away, biffs, barged, flings, hurtles, fling, bunged, boomed, darted.

Hurtled zıt anlamlı kelimeler, Hurtled kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Slow : Yavaş. Geç olan. Eli ağır. Ağır. Acelesiz. Uzun süren. Geri kalmış. Yavaşlamak. Kesat. Yavaşlatmak.

Unhurried : Sakin. Telaşsız. Acelesiz. Rahat.