Hydrogens türkçesi Hydrogens nedir

Hydrogens ingilizcede ne demek, Hydrogens nerede nasıl kullanılır?

Hydrogen acceptor : Hidrojen alıcı.

Hydrogen atmosphere : Hidrojen atmosferi.

Hydrogen band : Oksijen veya azot gibi bir elektronegatif atom ve bir hidrojen atomu arasındaki zayıf bir elektrostatik çekimle oluşan bağ. Hidrojen bağı.

Hydrogen bomb : Hidrojen bombası. İki döteryum atomunun üç ayrı bireşim tepkimesinden oluşarak güçlü patlama sağlayan bomba.

Hydrogen bond : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Herhangi bir atomun, hidrojen atomu ile elektron ortaklaşması yaparak oluşturdukları görece güçsüz bağ. Hidrojen bağlantısı. Genellikle oksijen ve azot gibi negatif elektrik yüklü atomlarla diğer bir negatif yüklü atomlara kovalent olarak bağlanmış hidrojen atomları arasında oluşan ve koparılması için 4-5 kcal/mol enerji gereken kimyasal bağ. Hidrojen bağı.

Hydrogen electrode : Hidrojen elektrotu.

Hydrogen ion : Hidrojen yükünü. Hidrojen iyonu.

Hydrogen methane ratio : Hidrojen-metan oranı.

Hydrogen electrode potential : Hidrojen elektrot potansiyeli. Hidrojen yükünleri etkinliğinin bir, hidrojen gazı basıncının da bir atmosfer olduğu ortamda platin elektrot üzerinde ölçülen h+ (sulu) + e = 1 /2 h2 dengesinin ölçün sayılan potansiyeli (0,000 v).

 

Hydrogen embrittlement : Hidrojen kırılganlığı. Hidrojen gevretmesi. Hidrojen gevrekleştirmesi.

İngilizce Hydrogens Türkçe anlamı, Hydrogens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hydrogens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Water : Hafifletmek. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Ağız sulanmak. Kedi köpek vb'ne su vermek. Göz sulanmak. Harelemek. Sulanmak. Su. Su vermek. Yaşarmak.

Chemical element : Kimyasal element. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal bileşiklerin esas yapı taşları. Kimyasal öge. Bütün özdeciklerin, kimyasal bileşiklerin yapıtaşı olan değişik öğecik türlerinden biri; tek bir öğecik türünden oluşan özdek. Kimyasal öğe.

Colloidal gel : Kolloidal jel. Jel. Koloidal jel.

Tritium : Trityum. Atom numarası 1, atom ağırlığı 3,0171 olan hidrojen izotopu (t). Atom ağırlığı üç olan hidrojen izotopu (kimya).

Gel : Kapladığı tüm oylum içinde katı taneciklerin bir ağ yapısı oluşturacak biçimde pıhtılaşıp dağılarak ortamı devinimsiz yarıkatı duruma gelmiş dizge. Bkz.jell. Pelte. Jel. Koloit. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çözünmüş veya çökelmiş maddenin pelte kıvamındaki durumu veya suyunu kısmen kaybetmiş jelöz kıvamdaki madde. Kolloit sıvıların ya da sollerin pıhtılaşması ile oluşan pelte koyuluğunda madde. Jöle. Jelleşmek.

Gas : Boş laf. Matrak şey. Gazla zehirlemek. Övünmek. Hava civa. Uzun süre konuşmak. Havagazı. Benzin almak. Övünme. Eğlenceli şey.

H : Eroin. Hidrojenin simgesi. Henrinin simgesi. İngiliz alfabesinin sekizinci harfi honor. Renksiz kokusuz gaz (bilinen elementlerin en hafifi).

 

Element : Cüz. Rükün. Öge. Esas. Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine yerilen genel ad. Bütünün gerekli parçası. Kimyasal yollarla daha yalın özdeklere bozunamayan özdek. bir kümeyi oluşturan nesnelerin her biri. Amil. Doğa şartları. Unsur.

Hydrogens synonyms : atomic number 1, h2o, hydrogen.