Hydrophoric türkçesi Hydrophoric nedir

  • Su taşıyan.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Hidrofor.

Hydrophoric ingilizcede ne demek, Hydrophoric nerede nasıl kullanılır?

Hydrophore : Hidrofor. Subasar. Otomatik subasar.

Hydrophobe : Hidrofob. Susevmez. Su iten. Susavar.

Hydrophobia : Kuduz. Su ürküsü. Su korkusu. kuduz hastalığı. Sudan korkma. Hidrofobi. Sudan korkma, hidrofobi. Su korkusu. Kuduz hastalığı.

Hydrophobic : Suya ilgi duymayan. Suda çözünmeyen polar olmayan molekül veya gruplar. Sudan korkan. Suyu iten. Suyu sevmeyen. Su itici. Suya ilgisiz. Su iter. Susevmez. Hidrofobi (su korkusu) yaşayan.

Hydrophobic bond : Van der waals bağı. Hidrofobik bağ.

Hydrophobic interaction : Hidrofobik etkileşim. Sulu bir ortamda polar olmayan moleküllerin ya da kısımlarının birleşmesini sağlayan, özellikle fosfolipit çift tabakasının korunmasını sağlayan etkileşim kuvveti.

Hydrophilia : Suda kolaylıkla eriyen polar molekül veya gruplar, hidrofilik. suyu emme ve tutma yeteneği fazla olan pamuk, gazlı bez gibi materyal. Hidrofil. Hidrofili. Doku hücrelerinin suyu emme ve tutma eğilimi, suyu kendi içine çekme yeteneği.

Hydrophile : Suya karşı meyilli olan şey. Hidrofil. Subağdaşımlı. Su bağdaşımlı. Su çeken. Su seven. Susever.

Hydrophane : Suda saydam. Hidrofan.

Hydrophone : Su altında sesin yönünü ve uzaklığını belirleyen alet. Hidrofon.

 

İngilizce Hydrophoric Türkçe anlamı, Hydrophoric eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hydrophoric ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Hydric : Hidrik. Hidrojenli. Nemçeken.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

Hydrophore : Subasar. Otomatik subasar.

Hydrophoric synonyms : abambulacral area, a site, abiotic factor, booster pump, aardwolf, abramis zone, water bearing, aardvarks, a chromosome, air pressure tank, acacia.

Hydrophoric zıt anlamlı kelimeler, Hydrophoric kelime anlamı

Hydrophilic : Suya karşı meyilli olan şey. Suyu emebilen, su emici. Hidrofil. Suyu emebilen. Nem alıcı. Su bağdaşımlı. Hidrofilik. Su çeken. Su tutan.

Xeric : Kuru ve nemsiz ortam. Kuru ve nemsiz (bölge vb).

Hydrophoric antonyms : mesic.