İbili nedir, İbili ne demek

İbili; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İnce, narin, nazik.

Az gören (göz için): İbili göz.

Hindi.

Hotozlu serçe.

İbili isminin anlamı, İbili ne demek:

İnce, narin, nazik. İbili ismi; Türkçe kökenli olup bir Kız ismidir.

İbili kısaca anlamı, tanımı

İbilik : Çavuşkuşu. İki ucu yontularak inceltilmiş düzgün yüzlü çöp

Hotozlu : Hotozu olan.

Serçe : Serçegillerden, insanlara yakın yerlerde yaşayan, kışın göçmeyen, koyu boz renkli, ötücü küçük bir kuş (Passer domesticus).

Narin : İnce yapılı, yepelek, nazenin. İnce.

Nazik : Başkalarına karşı saygılı davranan. Gerekli önlemler alınmadığında daha kötü olan, kritik. Dikkat isteyen, özen gerektiren. İnce yapılı, narin. Özen, dikkat gösterilmezse kırılabilen, bozulabilen, kötüleşebilen.

Hotoz : Kadınların süs için saçlarının üstüne taktıkları, çeşitli renk ve biçimde yapılmış küçük başlık. Tavus kuşu, tavuk vb.nin başında bulunan tüyler.

Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.

Hindi : Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo). Aptal, şaşkın.

 

Nari : Bir halk oyunu, bar. Bakırcıların kullandığı bir araç. [Bakınız: nallama].

Nazi : Nazizm yanlısı olan kimse.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Göz : Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.

Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

Diğer dillerde İbiksiz beyaz kalij sülünü anlamı nedir?

İngilizce'de İbiksiz beyaz kalij sülünü ne demek ? : white crested kalij pheasant