Hindi nedir, Hindi ne demek

Hindi; bir hayvan bilimi terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Hindi" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu hindileri yiyen oradaki fakir fukara da müsteşar beye amma da dua etmiştir." - B. Felek

Yerel Türkçe anlamı:

Şimdi.

Şimdi, hemen.

Başörtüsü, yemeni.

Biyoloji'deki anlamı:

Tavuksular (Galliformes) takımının, sülüngiller (Phasianidae) familyasından, 100-110 cm kadar uzunlukta, Meksika ve Teksas'tan bütün dünyaya yayılmış bir tür.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Tavukgiller takımından eti için yetiştirilen bir kümes hayvanı.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Meleagris gallopavo) Tavuksular (Galliformes) takımının sülüngiller (Phasianidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 100-110 cm. Yurdu Meksika ve Teksasdır. Bütün dünyaya yayılmıştır.

Bilimsel terim anlamı:

Hindistan'da yapılmış olan ve yapımında kullanılan gereçlerden ötürü pek iyi sayılmayan bir yazı kâğıdı türü.

İngilizce'de Hindi ne demek? Hindi ingilizcesi nedir?:

turkey

Fransızca'da Hindi ne demek?:

 

dindon commun

Hindi hakkında bilgiler

Metne bakınız.

Hindiler (Meleagridinae), tavuksular takımına ait olan sülüngiller familyası içerisinde bir alt familya oluştururlar. Amerika'ya ilk göç edenler tarafından keşfedilmiş ve 17. yüzyıl'ın başlarında Avrupa'ya getirilmiştir. Günümüzde eti için yetiştirilen bir kümes hayvanı olarak tanınırlar.

Hindinin 2 türü vardır. Meleagris gallopavo Doğu ve Güney Amerika kökenli bir tür olup, 1 m'ye kadar büyür. Diğer tür Meleagris ocellataise Meksika Yucatan menşeili olup belirgin bir şekilde daha küçüktür.

Hindi Amerika'nin keşfi ile dünyaya yayılmış olmasına rağmen Türkçedeki Hindi kelimesinin Colomb'un Amerika'yı Batı Hint Adaları sanması ile bir ilgisi yoktur. Çünkü yine hindiye benzeyen ve Afrika kıtasına ait olan bir kuş olan Gine tavuğu Türkler tarafından eskiden beri bilinmekteydi ve çeşitli kaynaklara göre Hint tavuğu olarak da bilinen bu kuşa halk arasında Hint illerinden gelen kuş manasında Hindi kuş da denilmekte idi. Keşiften sonra ise halk Gine tavuğuna benzerliği yüzünden hindiyi de aynı isimle çağırmaya başladı.

Hindi ile ilgili Cümleler

  • Jale hindistan cevizi yemek istiyor.
  • Hindi yalayıp yutar.
  • 1951'de Rahibe Teresa o zamanlar Hindistan'ın en büyük şehri olan Kalküta'ya gönderildi.
  • Yoga Hindistanlıdır.
  • Hindistan cevizi kırıntısı ekleyebilirsiniz.
  • Hindistan cevizi sütü almak için öncelikle hindistan cevizini kırarak açmalısın.
  • Tom'a ne kadar süredir Hindistan'da yaşadığını sormak istedim.
  • Subrahmanyan Çandrasekhar 1910 yılında Hindistan'daki Lahor'da doğdu. On çocuktan biriydi.
  • Hindistan, Asya'nın en büyük üçüncü ülkesidir.
  • Onlar hindistan cevizi yemek istiyor.
  • 1600'larda , çay Hindistan'dan Avrupa'ya tanıtıldı.
  • Hindi yumuşak ve sulu.
  • Hindistan benim memleketimdir.
  • Hindili bir sandviç istiyor musun?
 

Hindi tanımı, anlamı:

Yüzyıl : Yüzyıllık süre, asır. İçinde yaşanılan zaman. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem.

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Dünya : Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Dış, çevre, ortam. Herkes.

Kümes : Ufak ev. Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer.

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Büyü : Karşı durulamaz güçlü etki. Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı.

Hindi gibi kabarmak : Gururlanmak, kurumlanmak, büyüklük taslamak.

Baba hindi : İri ve iyi beslenmiş erkek hindi.

Demirhindi : Demirhindi şerbeti. Baklagillerden, odunu oldukça sert olan, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Tamarindus indica). Pinti, hasis. Bu ağacın meyvesi.

Devrihindi : Türk müziğinde bir küçük usul.

Sebkihindi : XVII. yüzyılda divan şiirinde başlayan, karmaşık mazmunlara, hayal oyunlarına, güç anlaşılır, alışılmadık benzetmelere dayanan süslü bir anlatım biçimi.

Hindiba : Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki, güneğik, karakavuk (Cichorium endivia).

Hindici : Hindi yetiştiren ve satan kimse.

Hindigiller : Ana vatanı Amerika olan tavuksu kuşlar takımı.

Hindistan cevizi : Palmiyegillerden, tropikal bölgelerde yetişen bir ağaç, narcıl (Cocos nucifera). Bu ağacın portakaldan büyük, çok sert kabuklu yemişi.

Küçük hindistan cevizi : İki çeneklilerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Myristica frangrans). Bu ağacın baharat olarak da kullanılan ceviz biçimindeki yemiş.

Tavukgiller : Sülüngiller.

Evcil : Yerli. Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanılabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı.

Boyun : Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Çıplak : Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü. Yalın, süssüz. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Üzerinde yaprak olmayan.

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan). Temiz ve ışıklı.

Yeşil : Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan. Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk.

Esmer : Siyaha çalan buğday rengi. Kurşuni renk. Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız. Bu renkte olan.

Tavuksular : Tavukları ve tepeli tavukları içine alan bir takım.

Aptal : Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.

Şaşkın : Akılsız, sersem, budala. Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş.

Hindise : Şimdi

Hindi akbabası : Kartallar (Falconiformes) takımının, Yeni Dünya akbabasıgiller (Cathartidae) familyasından, 68 cm kadar uzunlukta, Amerika'da yaşayan bir tür. (Rhinogryphus aura): Kartallar (Falconiformes) takımının Yenidünya-akbabasıgiller (Cathartidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 68 cm. Kara-kahverengidir. Amerikanın ılık ve tropik bölgesinde yaşar.

Hindi korizası : Hindi rinotrakeitisi.

Hindi nezlesi : Hindi rinotrakeitisi.

Hindi palazı : Hindi civcivi

Hindi rinotrakeitisi : Hindilerde Bordetella avium tarafından oluşturulan, oldukça bulaşıcı, düşük ölüm oranıyla seyreden, trakede yassılaşma, biçim bozukluğu ve yassı hücreli metaplaziyle belirgin bir üst solunum yolları enfeksiyonu, hindi nezlesi, Bordetella avium rinotrakeitisi, hindi korizası, bordotellozis.

Hindi torovirüs enfeksiyonu : Hindilerde gelişme geriliği ve ishalle belirgin virüs enfeksiyonu.

Hindi viral hepatitisi : Hindilerde genellikle klinik belirti oluşturmayan, karaciğerde ve daha az olarak da pankreasta odaklar hâlinde, yuvarlak, gri, toplu iğne başı büyüklüğünde nekrozlarla belirgin viral hastalık.

Hindi-akbabası : (zooloji)

Hindibaba : Diyarbakır ilinde, Çüngüş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Hindi anlamı nedir?

İngilizce'de Hindi ne demek? : [Hindi] n. official language of northern India

adj. of or pertaining to Hinduism; of the official language of India

n. Hindi, official language of northern India

Fransızca'da Hindi : (erkek) dindon [le], (di

Almanca'da Hindi : der Truthahn, die Pute

Rusça'da Hindi : n. индейка (F)

n. индус (M)