İkilemek nedir, İkilemek ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Tarlada topak halinde kalmış toprakları ezmek.
Tarlayı iki kez sürmek, aktarmak.
Herhangi bir işi iki kez yapmak.
Toprağı iki kez sürmek.
Toprağı hem enine hem boyuna sürmek.
Taraflardan hangisini tutacağında kararsız olmak.
Bağı yazın sürmek.
Mısırların, sebze fidelerinin diplerini ikinci kez doldurmak, çapalamak.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Nadastan önce sürülmüş olan tarlayı ekime başlamadan bir defa daha sürmek. (Dereköy *Uluborlu -Isparta)
Diğer sözlük anlamları:
İkinci defa olarak söylemek.
İkilemek tanımı, anlamı:
İkile : "defol git, kaybol" anlamlarında kullanılan bir söz.
İkileme : Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılması: Yavaş yavaş, irili ufaklı, aşağı yukarı gibi. İkilemek işi.
İkilem : İnsanı istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini izlemeye zorlayan tartışma, sorun veya usa vurma durumu. İki önermesi bulunan ve her iki önermenin vargısı olan tasım, kıyasımukassem, dilemma.
Çıkarmak : Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Göstermek. Yapmak, üretmek. Boşaltmak. Fotoğraf çektirmek. Yollamak, göndermek. Hatırlamak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Bulmak, ortaya koymak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Resim yapmak. Sağlamak, elde etmek. Söylemek. Sunmak. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sonunu getirmek. Gidermek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak.
Tekrarlamak : Bir işi bir kez daha yapmak, yinelemek, tekrar etmek.
Yinelemek : Tekrarlamak.
Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.
Sürmek : Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Olmaya devam etmek. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Önüne katıp götürmek. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Yönetip yürütmek, sevk etmek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Devam etmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman geçmek. Zaman almak. Dokundurmak, değdirmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
Bir : Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bir kez. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayı kadar olan.
İki : Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı. Birden sonra gelen sayının adı.
Kez : Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer.
Diğer dillerde İkilemek anlamı nedir?
İngilizce'de İkilemek ne demek? : v. reduplicate
Almanca'da İkilemek : v. verdoppeln


Bu kısımda İkilemek nedir? İkilemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İkilemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İkilemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.