İllik nedir, İllik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Başka birine gidecek, verilecek şey : Gız evladı değil mi nasıl olsa illiktir.

Derli toplu olmayan, derbeder kişi.

Çocukların saklambaç oyununda ebeyi seçmek için çektikleri kur'a.

İnsan topluluğu, halk.

Sahur yemeği.

İnsan.

Teknik terim anlamı:

Musalâha, müsalemet, dostluk, barışıklık.

itaat, inkiyat.

Memleket malı, beylik.

İllik kısaca anlamı, tanımı

İlli : İlle. Nedensel. nedensel

Sahur yemeği : Sahur zamanı yenen yemek, er ekmeği.

Derli toplu : Düzenli, dağınık olmayan, düzen verilmiş. Düzenli bir biçimde.

Barışıklık : Barışık olma durumu.

Başka biri : Diğer bir kimse.

Saklambaç : Oyunculardan birinin ebe olması ve saklanan arkadaşlarını bulması temeline dayanan bir çocuk oyunu.

Derbeder : Yaşayışı ve davranışı düzensiz (kimse).

Memleket : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke. Bir kimsenin doğup büyüdüğü yer, şehir, yurt. İklim ve üretim bakımından ele alınan bölge.

Dostluk : Dost olma durumu. Dostça davranış.

Gidecek : Saban okunun ucundaki çivi.

Barışık : Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.

Seçmek : Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak. Ne olduğunu anlamak, fark etmek. Birine oy vererek bir göreve getirmek. Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek. Farklı görmek, üstün görmek. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek. Tercihini bir yönde kullanmak.

 

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Beylik : Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.

Barış : Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.

Sahur : Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek. Bu yemeğin yendiği vakit.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Beyli : Ordu kenti, Perşembe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Seçme : Seçmek işi, intihap, seleksiyon. Seçkin, seçilmiş.

Nasıl : Bir işin ne biçimde, hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz. "Ben sana dememiş miydim, gördün mü?" anlamlarında kullanılan bir söz. "Ne dediniz?" veya "iyi mi, beğendiniz mi?" anlamlarında kullanılan bir söz. İşin zorunlu olduğunu belirten bir söz. Ne gibi, ne türlü. Ne kadar çok. Bir hareketin yapılış biçimine duyulan şaşkınlığı belirten bir söz. Elbette, kesinlikle.

Diğer dillerde İller bankası anlamı nedir?

İngilizce'de İller bankası ne demek ? : bank of provinces