İnsanlı nedir, İnsanlı ne demek

İnsanlı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Çevresinde, içinde insan bulunan

İnsanlı ile ilgili Cümleler

  • Birinci Dünya Savaşı bölgesel bir çatışma olarak başlamış ve tarihin en kötü insanlık felaketlerinden biri olmuştur.
  • “İki üç aydır şu Çukurova'da gezdik, gezdik, insanlıktan çıktık.”
  • Ali insanlığı seviyor.
  • Bu insanlığa karşı bir suçtur!
  • İnsanlık kendi sonuna yaklaşıyor mu?
  • İnsanlığın ilerlemesi için sınır yoktur.
  • De ki, ben insanlığın Rab'bine sığınırım.
  • İnsanlar arasında olduğumuz sürece, insanlığa değer verelim.
  • İnsanlık tarihi denen şey, erkeklerin korkaklık ve zavallılıklarıyla doludur.
  • Kanser insanlığın en büyük düşmanı.
  • İnsanlığın ilk mimarisi Kâbe’dir.
  • Din, insanlığın Tanrı ile olan iletişimini içeren diyaloğudur. Sanat onun monoloğudur.
  • İnsanlığını hatırla ve gerisini unut.
  • İnsanlık sizden utanacak.

İnsanlı ile ilgili Atasözü veya Deyim

insanlık etmek : insana yaraşır biçimde davranmak.

insanlık sende kalsın : adamlık sende kalsın.

insanlıktan çıkmak : çok zayıflamış olmak insana özgü niteliklerini yitirmek.

İnsanlı kısaca anlamı, tanımı

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı

 

İnsanlılık : İnsanlı olma durumu.

İnsanlık : İnsan olma durumu, insaniyet. İnsanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi, insaniyet. İnsanların tümü, beşeriyet. İnsanca davranma, insaniyet. Doğru dürüst insana yakışır durum, adamlık, âdemiyet. İnsanı sevme, insan sevgisi, insancıl olma, insaniyet. İnsanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi, insaniyet.

İnsanlık hali : Her insanda görülebilen, olağan karşılanması gereken durum, insan hâli.

İnsanlık suçu : İnsanlığa karşı işlenen kabahat.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

 

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Diğer dillerde İnsanların monositik erlişhiozisi anlamı nedir?

İngilizce'de İnsanların monositik erlişhiozisi ne demek ? : human monocytic ehrlichiosis, hme