Jam on türkçesi Jam on nedir

  • Frenlere asılmak.
  • Frene basmak.

Jam on ile ilgili cümleler

English: We were caught in a traffic jam on the way.
Turkish: Yolda bir trafik sıkışıklığına yakalandık.

English: Ali spread some strawberry jam on a slice of bread.
Turkish: Ali bir dilim ekmeğe çilek reçeli sürdü.

English: There is a traffic jam on the highway.
Turkish: Karayolu üzerinde bir trafik sıkışıklığı var.

English: Everyone respects you, what more do you want - jam on it?
Turkish: Herkes size saygı duyuyor, daha ne istiyorsunuz?

Jam on ingilizcede ne demek, Jam on nerede nasıl kullanılır?

Jam : Sıkışmak. Sıkışma. Takılmak. Tıkmak. Reçel. Tutukluk yapmak. Yayını bozmak. Basmak. Kenetlenmek.

On : Olmakta olan. Civarında. Yönünde. Devrede. Üstünde. İle. Açık. Esnasında. Çakırkeyif.

Jam on the brakes : Frene kuvvetle basıvermek. Frenlere asılmak. Frene basmak.

Jam in : Sıkıştırmak. Takılmak. Kıstırmak. Sıkışmak. Küçücük yere sıkıştırmak. Tıkıştırmak. Sıkışıp kalmak.

Jam jar : Reçel kavanozu. Araba.

Jam nut : Kontra somun. Sıkıştırma somunu.

Jam pack : Maksimum kapasiteye kadar doldurmak veya paketlemek. Sıkıştırarak paketlemek.

İngilizce Jam on Türkçe anlamı, Jam on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jam on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stand on the brakes : Çok sert fren yapmak.

Gear down : Yavaşlatmak. Hızını kesmek. Yavaşlamak. Vitesi küçültmek. Vitesi azaltmak. Hızını azaltmak. Vites küçültmek.

Apply the brakes : Fren yapmak.

Jam on the brakes : Frene kuvvetle basıvermek.

Jam on synonyms : step on the brake.