Jangles türkçesi Jangles nedir

Jangles ingilizcede ne demek, Jangles nerede nasıl kullanılır?

Jangle : Kavga etmek. Uyumsuz ses çıkarmak. Tıngırdamak. Ahenksiz sesler çıkartmak. Tartışmak. Çıngırdatmak. Çalmak. Çekişmek. Çıngırdamak. Ahenksiz ses çıkarmak.

Jangled : Tıngırdayan. Çalmak. Çıngırdayan. Tıngırdamak. Çıngırdamak. Atışmak. Çıngırdatmak. Tartışmak.

Jangler : Ciyak ciyak bağıran. Şamatacı. Baş belası. Gürültülü bir şekilde tartışan kimse. Goygoycu. Yüksek sesle kavga eden kimse. Madeni ses çıkarma. Yüksek sesle tartışan. Rahatsız edici ses çıkarma. Boşboğaz.

Janglers : Goygoycu. Boşboğaz. Ciyak ciyak bağıran. Şamatacı. Yüksek sesle tartışan. Metalik ses çıkaran. Rahatsızlık. Baş belası. Yüksek sesle kavga eden kimse. Madeni ses çıkarma.

Jangling : Uyumsuz sesler çıkaran. Gıcırdayan. Gürültülü ses çıkaran. Gürültülü ses çıkarma. Madeni sesi olan.

Janduice : Safra renkli maddelerin kanda birikerek çeşitli dokuları sarıya boyaması, ikterus, ikter, hlk. kırçan, ağrıma, gün yeli, haşlak, kırçan, ülker vurdu, yarakan, yavaşak. Sarılık.

Jan gossaert : Jan de mabuse (1478-1533?). Flaman ressam.

 

Jangly : Gürültüyle. Sinirli bir şekilde. Sinir bozucu. Rahatsız edici. Gıcırdayarak. Kulağı tırmalayan. Rahatsız edici bir şekilde (ses). Uyumsuz. Madeni sesi olan.

Jan amos komensky : John amos comenius (1592-1670). Moravyalı dini lider ve öğretmen. Comenius.

Jan evangelista purkinje : Purkinje hücreleri ve purkinje ağını bulan bohemyalı fizyolog. Johannes evangelists purkinje (1789-1869).

İngilizce Jangles Türkçe anlamı, Jangles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jangles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brawl : Dalaşmak. Dövüşmek. Arbede. Sesli tartışmak. Ağız dalaşı yapmak. Ağız dalaşı etmek. Dalaş. Kavga.

Crotch : Çatak. Kasık. Pantalon ağı. Dalın ağaç gövdesinden ayrıldığı yer. Apışlık. Ağ kısmı. Çatal (ağaç). Apış. Çatal ağaç. Dal ile gövdenin birleştiği yer.

Entangled : Çapraşık. Karışmış. Dolaşık. Karmakarışık. Darmaduman. Bulaşmış. Karışık.

Clangs : Tınlamak. Sesli çaldırmak. Tınlatmak. Sesli çalmak. Madeni ses çıkarmak. Çınlatmak. Şakırdamak. Tangırdamak. Çınlamak.

Argufying : Münakaşa etmek. Anlaşmazlığa neden olmak.

Argued : İddia etmek. Kandırmak. İspatı olmak. Savunmak. İkna etmek. Görüşmek. Karşı gelmek. Münakaşa etmek. Göstergesi olmak.

Chaffers : Alışverişte bulunmak. Pazarlık etmek. Çekişme. Pazarlık.

Perigon : Tüm açı. Tam açı.

Abstracts : Özet çıkarmak. Damıtmak (biyoloji terimi). Aşırmak. Özetlemek. Ayırmak. Bildiri özetleri. Soyutlamak.

Adopts : Kabul etmek. Nüfusuna geçirmek. Benimsemek. Sahip çıkmak. Evlat edinmek. Seçmek (pol.).

 

Jangles synonyms : extinction angle, magnetic inclination, rootbound, internal angle, helix angle, inclination of an orbit, thrown and twisted, incidence angle, wave angle, jingle, tilt angle, brattle, border on, fall foul, jingled, abstract, brabbled, dispute, blow, feuds, fallen out, angle of extinction, right angle, face angle, angle of inclination, complementary angles, oblique angle, angular distance, clings, chime, cabbaging, vertical angle, appropriate.

Jangles zıt anlamlı kelimeler, Jangles kelime anlamı

Untangled : Çözmek. Düğümü çözmek. Açmak. Halletmek. Açmak (karışık bir şeyi). Karışık bir durumdan kurtarmak. Karışık bir şeyi açmak.

Right angle : Doğru açı. Dik açı. Sağ açı.

Oblique angle : Yatık açı. Eğik açı. Dik açı olmayan herhangi bir açı. 90 derecelik açı olmayan açı.

Jangles antonyms : reentrant angle.