Jobwork türkçesi Jobwork nedir

Jobwork ingilizcede ne demek, Jobwork nerede nasıl kullanılır?

Job accounting : İş muhasebesi.

Job action : İş eylemi.

Job advertisement : İş ilanı.

Job allocation : İş dağılımı. İş paylaştırma.

Job analysis : İş analizi. İş tahlili.

Job batch : İş grubu. İş topluluğu. Parti iş.

Job control : İş güdümü. İş denetimi. İş kontrolü.

Job control language : Bir programlama dili çeşidi. İş güdüm dili. Bk. iş akış dili. İş denetim dili.

Job control program : İş denetim bağdarlaması. İş denetim programı.

Job candidate : İş adayı.

İngilizce Jobwork Türkçe anlamı, Jobwork eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jobwork ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Moonlight : Ayışığı. Asıl işinden başka bir işte de çalışmak. Ay ışığı. Mehtap.

Drive : Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Araba kullanmak. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. (arabayla) gitmek. Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır. Çalışma. Sürmek. Dalış. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı.

 

Subcontract : Alt sözleşme. Taşeronluk etmek. Taşeron sözleşmesi. Taşerona vermek (işi). Alt mukavele yapmak. Alt mukavele. Taşeronluk sözleşmesi. Taşeron sözleşmesi yapmak. Taşeronluk anlaşması.

Scab : Yara yüzeyinde oluşan kabuk. yara kabuğuyla kaplanma. evcil hayvanlarda uyuz hastalığı. bitkisel ve hayvansal ürünlerin dış yüzeylerini örten sert, selülozlu veya kalkerli kısımları. İt herif. Kabuklanmak. Yara kabuğu. Kabuk bağlamak. Kabuk bağlamak (yara). Kısır. Grev kırıcı. Kabuk.

Grind : Gıcırdatmak. İneklemek. Kolunu çevirerek çalıştırmak. Taşa tutmak. Ezilmek. Çalmak. Ezmek. Çekmek. Çekmek (mutfak robotunda sebze vb'ni). Çektirmek.

Buckle down : Fiziksel güçle çalışacak şekilde kurmak. Sıkı çalışmak.

Toil : Yorulmadan çalışmak. Zahmet çekmek. Zar zor ilerlemek. Zahmet. Irgat gibi çalışmak. Uğraşmak. Ikına sıkına yürümek. Emek sarfetmek. Sıkı çalışarak yorulmak. Yorulmak.

Labour : İşçi. Doğum sancısı çekmek. İşçi sınıfı. Güçlükle hareket etmek. Doğum. Emek harcamak. ä°şçi partisi üyesi. Emek vermek. Çalışma. Çaba harcamak.

 

Piece work : Götürü çalışma. Parça başı iş. Götürü hizmet. Parça başına işçilik. Parça başına iş. İş sözleşmesinin günlük çalışma ücretine göre değil, belirli bir süre içinde yapılacak parça niceliğine göre yapılması ve işçinin bu temele göre çalıştırılması.

Moil : Gürültü. Kargaşa. Kalıntı cam. Yorucu iş. Karışıklık. Karmaşa. Çalışıp didinmek. Didinmek. Uğraşmak. Ağır iş.

Jobwork synonyms : polychaete, polychete worm, polychaete worm, class polychaeta, turn a trick, polychaeta, put to work, break one's back, polychete, job work, blackleg, dig, labor, slave, taskworks, lugworm, farm, taskwork, take, work, lug, bank, piecework, fag, rat, journeywork, travail, freelance, task work, occupy, job printing, man, fill.