Subcontract türkçesi Subcontract nedir
- Taşere etmek.
- Taşeronluk anlaşması.
- İktisat alanında kullanılır.
- Alt mukavele.
- Taşeronluk sözleşmesi.
- Taşerona vermek (işi).
- Taşeron sözleşmesi yapmak.
- Alt mukavele yapmak.
- Taşeronluk etmek.
- Yüklenici ile taşeron arasında yapılan sözleşme.
- Alt sözleşme.
- Taşeron sözleşmesi.
- Taşeron olarak (işi) almak.
Subcontract ingilizcede ne demek, Subcontract nerede nasıl kullanılır?
Subcontracted : Taşaronluk yapılan.
Subcontracted work : Sözleşme dışı iş.
Subcontracting : Bir malın veya hizmetin üretiminde bütün parçaların veya etkinliklerin tek bir üretici tarafından yapılmayıp daha düşük maliyetle üretilmesini sağlamak amacıyla belirli kısımlarının başka üreticilere ürettirilmesi. krş. dış kaynaklanma, fason üretim büyük bir işin bir bölümünün yüklenici tarafından ikinci bir yükleniciye devredilmesi. Alt mukavele yapma. Taşerona verme. Taşeronluk. Alt yükleniciye verme. Alt sözleşme.
Subcontracting industry : Belirli ürün, parça ve hizmetleri ana sanayi işletmelerinin belirledikleri ölçü, biçim ve ölçünlere uygun olarak üreten üreticilerden oluşan sanayi. Yan sanayi.
Subcontractor : Alt yüklenici. İkinci üstlenici. İkinci üstenci. Taşeron. Alt taşeron. Alt işveren. Alt tedarikçi. Taşeronluk işiyle uğraşan gerçek veya tüzel kişi.
Subcontracts : Taşeronluk anlaşması. Taşeron olarak (işi) almak. Taşere etmek. Alt mukavele. Alt mukavele yapmak. Taşeronluk etmek. Taşeron sözleşmesi. Taşeron sözleşmesi yapmak. Alt sözleşme. Taşerona vermek (işi).
The indian subcontinent : Hint yarımadası.
Subcontinent : Alt kıta. Geniş kara parçası. Yarı kıta. Kıtaya yakın büyüklükte bir yer. Kıta parçası. Kıtadan daha küçük. Kıtalardan küçük kara parçası.
Subcontinents : Kıtalardan küçük kara parçası. Kıtadan daha küçük. Kıta parçası. Alt kıta. Geniş kara parçası. Kıtaya yakın büyüklükte bir yer.
Subcontinental : Alt-kıtasal.
İngilizce Subcontract Türkçe anlamı, Subcontract eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Subcontract ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Job : Komişyonculuk yapmak. İş yapmak. Görevi kötüye kullanmak. Yapılması güç şey. Ufak tefek işler yapmak. Alet. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Meslek. Kiralamak.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Hire : Tutmak. Ücret. Kiralamak. Kira ile tutmak. İstihdam etmek. Kira. Ücretle çalıştırmak. (ücret vererek) tutmak. Ücretle tutmak.
Farm out : Bakımı için anlaşmak (çocuk). İşi başkalarına yüklemek. Havale etmek. Kiraya vermek. Başkalarına iş vermek. Sorumluluk yüklemek. Başkalarına sorumluluk vermek.
Contract : Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. Buruşturmak. Kontrat yapmak. Anlaşma yapmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kasmak. Mukavele. Daraltmak. Sözleşme. Bağıtlaşmak.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Work : Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Meşgul olmak. Yapıt. Çalışma. Görev. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Eser. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Sızdırmak (para). Mayalanmak.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Subcontract synonyms : do work, a shift in individual demand, undertake, abnormal budget receipts, a change in demand, engage, subcontracts, employ, a type mutual funds, ability to pay approach, a change in individual demand, a shift in demand, a shift in supply, subcontracting, a group shares, a pass through certificate, abolition of forced labour convention.
Subcontract zıt anlamlı kelimeler, Subcontract kelime anlamı
Fire : Ateşlemek. Soruvermek. Ateş. İşten atılma. Yangın. İşten kovmak. Püskürtmek. Tutuşturmak. Isıtmak. Yakmak.
Subcontract ingilizce tanımı, definition of Subcontract
Subcontract kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A contract under, or subordinate to, a previous contract.

Bu kısımda Subcontract kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Subcontract ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Subcontract anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Subcontract ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.