Subcontracting türkçesi Subcontracting nedir

  • Taşerona verme.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir malın veya hizmetin üretiminde bütün parçaların veya etkinliklerin tek bir üretici tarafından yapılmayıp daha düşük maliyetle üretilmesini sağlamak amacıyla belirli kısımlarının başka üreticilere ürettirilmesi. krş. dış kaynaklanma, fason üretim büyük bir işin bir bölümünün yüklenici tarafından ikinci bir yükleniciye devredilmesi.
  • Alt yükleniciye verme.
  • Alt mukavele yapma.
  • Taşeronluk.
  • Alt sözleşme.

Subcontracting ingilizcede ne demek, Subcontracting nerede nasıl kullanılır?

Subcontracting industry : Belirli ürün, parça ve hizmetleri ana sanayi işletmelerinin belirledikleri ölçü, biçim ve ölçünlere uygun olarak üreten üreticilerden oluşan sanayi. Yan sanayi.

The turkish subcontracting exchange : Yan sanayi kesiminde çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeleri dışsatım yapmaları için yönlendirmek ve dışsatımı artırmak amacıyla birleşmiş milletler sınai kalkınma örgütü işbirliği ile istanbul ticaret odası içerisinde 1990 yılında kurulan kurum. Türk yan sanayi borsası.

Subcontract : Alt sözleşme. Taşeron sözleşmesi yapmak. Yüklenici ile taşeron arasında yapılan sözleşme. Taşeronluk sözleşmesi. Taşeronluk anlaşması. Taşere etmek. Alt mukavele yapmak. Taşeron olarak (işi) almak. Taşeron sözleşmesi.

 

Subcontracted : Taşaronluk yapılan.

Subcontracted work : Sözleşme dışı iş.

Subcontractors : Alt yükleniciler. Taşeron.

Subcontractor : Alt yüklenici. Taşeron. Taşeronluk işiyle uğraşan gerçek veya tüzel kişi. İkinci üstlenici. İkinci üstenci. Alt tedarikçi. Alt taşeron. Alt işveren.

Subcontracts : Taşeron sözleşmesi. Taşeronluk etmek. Alt mukavele yapmak. Taşeron olarak (işi) almak. Taşeronluk anlaşması. Alt mukavele. Taşere etmek. Taşeron sözleşmesi yapmak. Alt sözleşme. Taşerona vermek (işi).

İngilizce Subcontracting Türkçe anlamı, Subcontracting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subcontracting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Subcontracting synonyms : subcontracts, abnormal budget receipts, subcontract, a change in individual demand, abolition of forced labour convention, outsourcing, ability to pay approach, ability rent, a change in supply.