Joinder türkçesi Joinder nedir

Joinder ingilizcede ne demek, Joinder nerede nasıl kullanılır?

Joinder of accused : Bir ithama dahil olan sanıkların toplam sayısı.

Joinder of charges : Bir ithama dahil olan sanıkların toplam sayısı.

Joinder of issues : Savunmaların birleştirilmesi. İddiaların birleştirilmesi (hukuk terimi).

Joinder of parties : Dava arkadaşlığı. Tarafların birleşmesi. Birlikte husumet.

Enjoinder : Yasak etme. Sıkı emir. Kısıtlama. Yasaklama. Buyruk. Emir. Yasak. Taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden karar. Sıkı uyarı. Emir verme.

Join a party : Partiye katılmak. Davete katılmak.

Join battle : Kavgaya tutuşmak. Kavgaya girmek. Dövüşe katılmak. Çarpışmaya başlamak. Savaşa girişmek. Kavga etmeye başlamak. Savaşmak. Mücadeleye gitmek. Bir mücadelede dövüşmeye gitmek.

Surrejoinder : Davacının ikinci cevabına cevap yazısı. Davacının gönderdiği ikinci cevaba cevap layihası.

Enjoinders : Yasak. Yasak etme. Sıkı emir. Yasaklama. Kısıtlama. Taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden karar. Emir. Buyruk. Sıkı uyarı. Emir verme.

Rejoinder : Sert cevap. Cevaba cevap. Kaba yanıt. Yanıt. Düplik. Karşılık. Davacının ikinci cevabına cevap dilekçesi. Cevap. Cevaba verilen cevap. Yerinde cevap.

 

İngilizce Joinder Türkçe anlamı, Joinder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Joinder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reflect : Göstermek. (iyice) düşünmek. Düşünüp taşınmak. Belirtmek. İfade etmek. Dile getirmek. Düşünmek. Yansıtmak. Aksettirmek.

Associativity : Koalisyon. Birleşirlik. Birleşme özelliği. Bağlantılı davranış.

Bond : Birbirine yapışma. Yapışmak. Tahvil. Resmi. Hoşlanma. Bağ. İlişki. Antrepoya koymak. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Kefil olmak.

Chew over : Kafa yormak. Üzerinde düşünmek. Hakkında düşünmek. Bahsetmek. Kafa patlatmak. Üzerinde kafa yormak.

Inquire : Sormak. Soru sormak. Araştırmak. Sorup öğrenmek. Tahkik etmek. Aramak. Sorgulama yapmak. Bilgi almak. Akıl sormak. Soruşturmak.

Question : Sorun. Şüphelenmek. Toplumbilimde başlıca bilgi sağlama aracı olan ve olgu, davranış, kanı, tutum, görüş gibi konularda bireylerden yanıt almak üzere başvurulan ölçünlü sınar. Sual etmek. Sorguya çekmek. Şüphe etmek. Söz konusu. Konu. Soru sormak.

Muse : Derin derin düşünmek. İlham perisi. Sanat tanrıçası. Dalmak. Müz. Şiir tanrıçası. Kafa yormak. Kafa patlatmak. Düşünceye dalmak. Üzerinde düşünmek.

Coalitions : Koalisyon. Geçici birleşme. Güç birliği. Karma hükümet. Ortakyönetim. İttifak.

Adjunction : Kelime veya ifade nitelemek için kullanılan katma bitiştirme(gramer). Yeni düğüm yaratma. Bitiştirme. Katma. Bir şeye ilave. Ek.

Ponder : Üzerinde düşünmek. İyice düşünmek. Uzun uzun düşünmek. Ölçüp tartmak. Ölçüp biçmek. Kafa yormak. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. Fikir yormak. Kafa patlatmak.

 

Joinder synonyms : ruminate, scruple, associations, mull, absorbation, speculate, splicing, excogitate, mull over, enquire, amalgamation, cohesion, meditate, think over, coalition, amalgamations, alliances, cohesions, request, alliance, contemplate, query, assn, coalescence, association.

Joinder zıt anlamlı kelimeler, Joinder kelime anlamı

Let : Vermek. Bırakmak. Yenilen. Ses çıkarmamak. Meydan vermek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Dirmek. Kiraya verilmek. İhale etmek. Koyuvermek.

Free : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Muaf. Erkin. Serbestçe. Bağımsız. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Ücretsiz. Rahatlatmak. Parasız. Özgür.

Joinder ingilizce tanımı, definition of Joinder

Joinder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of joining. Conjunction. A putting together.