Jugger türkçesi Jugger nedir

  • Yelkenli ufak gemi.
  • Doğu hindistan şahini.

Jugger ingilizcede ne demek, Jugger nerede nasıl kullanılır?

Juggernaut : Tır. Büyük kamyon.

Juggernauts : Ezici güç. Dayanılmaz yıkıcı güç. İnananların önüne atıldığı tekerlekli hint heykeli. Körü körüne feda olunan inanç. Önüne gelen her şeyi yıkan güç. Körü körüne bağlılık veya dayanılmaz fedakarlık gerektiren bir şey. Yıkıcı güç. Büyük kamyon. Tır.

Jugged hare : Güveçte tavşan yahnisi.

Jugging : Şakımak. Kodese tıkmak. Testi veya çömlek içine koyma. Güveçte pişirmek. Hapishaneye tıkma. Ötmek (bülbül).

Juggins : Saf. Budala.

Juggler : El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı numaralar yapan sanatçı. Hile. Hokkabaz. Jonglör. Hilekar kimse. Akrobat. Hilebaz.

Juggle : Yolsuzluk yapmak. Yer değiştirmek. Hile yapmak. Oynama yapmak. Aldatmak. Dengelemek. Hokkabazlık etmek. Oynamak. Hokkabazlık yapmak. Topları havaya atıp tutmak.

Juggler on globe rolling : Yuvarlanan top üzerinde el çabukluğu numaraları yapan hokkabaz. Top üzerinde hokkabaz.

Juggled : Oynamak. Hokkabazlık etmek. Aldatmak. Yer değiştirmek. Topları havaya atıp tutmak. Hile yapmak. Dengelemek. Hokkabazlık yapmak. Oynama yapmak. El çabukluğu ile marifet yapmak.

Juggle the accounts : Hesaplarda oynama yapmak.

 

İngilizce Jugger Türkçe anlamı, Jugger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jugger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Resolve : Dönüşmek. Karar. Çözümlemek. Eritmek. Tasarlamak. Oy ile -e karar vermek. Aklına koymak. Karara bağlamak. Halletmek. Kesin karar vermek.

Robust : Sağlam. Zinde. Zorlu. Dayanıklı. Dinç. Çok sağlıklı. Kuvvetli. Turp gibi. Gürbüz. Sıhhatli.

Decide : Karar vermesini sağlamak. Hükme bağlamak. Karar kılmak. Karar vermek. Sonuca varmak. Azmetmek. Karar verdirmek. Hüküm vermek. Kararlaştırmak. Belirlemek.

Strength : Şiddet. Yeğinlik. Dayanım. Kuvvet. Direnç. Güçlülük. Bir cismin ya da bir yapının dayanıklılığı. Dinçlik. Dayanç. Derman.

Toughened : Toklaşmış. Matkap. Güçlendirilmiş. Katılaşmış. Temperlenmiş. Fiziksel olarak sertleştirilen. Sert ve çetin ceviz yapılan. Takoz. Sertleştirilen. Sertleştirilmiş.

Lugger : İki veya üç direkli ve aşırmalı yelken.

Settle : Yerine getirmek. Yerleşmek. Belirlemek. Çökeltmek. Ödemek. Çökmek. Tünemek. Adapte olmak. Konmak. Oturmak.

Adjudicate : Hüküm vermek. Hakemlik etmek. Halletmek. Hükmüne varmak. İhale etmek. Karar vermek. Hükme bağlamak. Kararına varmak. Yargıcılık yapmak. Hükmetmek.

Knockabout : Gürültülü. Kaba ve dayanıklı. Sapasağlam.

Strong : Kuvvetli. Ağır. Gayretli. Yetenekli. Sağlam. Kıvrak. Güçlü. İstikrarlı. Kuvvetli (kanıt). Gür.

Jugger synonyms : sturdy, tough, referee, luggers, umpire.

Jugger zıt anlamlı kelimeler, Jugger kelime anlamı

Tender : İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme. Arzetmek. Yolcuları gemiden kıyıya taşıyan kayık. Şefkatli. Öneri. (resmi) teklif etmek. Teklif. Sevecen. Teklif mektubu. Kolay incinir.

 

Weakness : İnginlik. Cansızlık. Kuvvetsizlik. Güçsüzlük. Halsizlik. Hasta oluş. Zayıflık. Dayanıksızlık. Sönüklük. Zayıf taraf.

Weak : Halsiz. Hafif. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zayıf. Sulu. Açık. Hastalıklı. Kuvvetsiz. Yetersiz. İradesiz.

Jugger antonyms : delicate, frail, small, little.

Jugger ingilizce tanımı, definition of Jugger

Jugger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An East Indian falcon. [Bakınız: Lugger].