Knockabout türkçesi Knockabout nedir

Knockabout ingilizcede ne demek, Knockabout nerede nasıl kullanılır?

Knockabout comecfy : Savruklamayla büyük benzerlik gösteren güldürü çeşidi. savruklamadaki tüm öğeleri kullanır. fakat sopalama, savruklamadakinden daha hızlı dizemli, daha devinimlidir. devinimli ve gülünç tek tek görünçlükler üzerine kurulmuştur. konu birliği pek aranmaz. kaçıp kovalamacılar, sopalamalar, kıça tekme atmalar, kremalı pasta fırlatmalar gibi öğeler daha çok kullanılır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sopalama.

İngilizce Knockabout Türkçe anlamı, Knockabout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knockabout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blusterous : Sert bir şekilde esme. Yüksek sesli. Övünen. Böbürlenen. Fiyakalı. Hava atan. Kasırgalı. Yüksek ve haşin bir şekilde esme.

Louder : Daha gürültülü. Parlak. Yüksek. Kaba.

Disorderly : Bakımsız. Sistemsiz. Azgın. Serkeş. Allak bullak. Açık saçık. Nizamsız. Dağınık. Yolsuz.

In perfect health : Turp gibi.

Clangorous : Şakırtılı. Çınlayan.

As large as life : Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Gerçek. Kesin. Bizzat. Orijinal ölçüde. Doğal büyüklükte. Hakiki. Gerçek boyutta.

 

As sound as bell : Turp gibi. Taş gibi.

Rugged : Kulakları tırmalayan. Sarp. Cefakar. Çetin. Sağlam. Yontulmamış. Dayanıklı. Yalçın. Kaba. Bet (ses).

Spirited : Cesaretli. Ateşli. Şevkli. Esprili. Neşeli. Mizaçlı. Ruh haline sahip. Nükteli. Canlı. Heyecanlı.

Boisterous : Sert. Taşkın. Fırtınalı. Şamatacı. Şiddetli. Şamatalı. Sert (hava). Gürültücü. Yaygaracı.

Knockabout synonyms : ruder, rude, rudest, clamant, jazz, soundest, hale and hearty, hurly burly, copper bottomed, sound, loud, altisonant, iron, clamourous, as right as rain, hilarious, sound in wind and limb, fit as a fiddle, safe and sound, exclamatory, loudest, clamorous.

Knockabout zıt anlamlı kelimeler, Knockabout kelime anlamı

Delicate : Duyarlı. Kolay kırılabilen. Nazik. Kırılgan. Hassas. Titiz. İnce (iş). Leziz. Güvenli. Lezzetli.

Spiritless : Cansız. Sönük. Korkak. Keyifsiz. Pısırık. Cesaretsiz. Donuk. Ruhsuz. Miskin.

Knockabout ingilizce tanımı, definition of Knockabout

Knockabout kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Marked by knocking about or roughness. A small yacht, generally from fifteen to twenty- five feet in length, having a mainsail and a jib. All knockabouts have ballast and either a keel or centerboard. The original type was twenty-one feet in length. The next larger type is called a raceabout.