Louder türkçesi Louder nedir

Louder ile ilgili cümleler

English: Come on, you can clap louder than that.
Turkish: Hadi, bundan daha yüksek sesle alkışlayabilirsin.

English: Please speak louder so everybody can hear you.
Turkish: Lütfen daha yüksek sesle konuşun, böylece herkes sizi duyabilir.

English: It was getting louder and louder.
Turkish: Gittikçe gürültülü oluyordu.

English: Actions speak louder than words.
Turkish: Söze bakılmaz, işe bakılır.

English: Please speak in a louder voice.
Turkish: Lütfen daha yüksek bir sesle konuşun.

Louder ingilizcede ne demek, Louder nerede nasıl kullanılır?

Actions speak louder than words : Lafla peynir gemisi yürümez. Yapılan eylemler söylenmiş niyetlerden daha önemlidir. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

Louden : Yükselmek. Yükselmek (ses vb). Yükseltmek.

Loudened : Yükselmek (ses vb). Yükselmek. Yükseltmek.

Loudening : Yükseltmek. Yükselmek. Yükselmek (ses vb).

Loudens : Yükselmek. Yükselmek (ses vb). Yükseltmek.

Clouded over : Bulutla kaplamak. Bulutlanmak. Bulanıklaşmak.

The sky clouded over : Hava bulutlandı. Hava iç karartıcı ve kasvetli bir hal aldı. Gökyüzü bulutlarla kaplandı. Problemler çoğaldı.

Unclouded happiness : Gölgelenmez mutluluk.

 

The sky is clouded over : Gökyüzü bulutlanıyor.

Loud hailer : Hoparlör. Megafon.

İngilizce Louder Türkçe anlamı, Louder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Louder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Request : Talep etmek. İstemek. Ricada bulunmak. Dilemek. İstek. Yalvarmak. Rica etmek. Talep. İstem. Rica.

Beastly : Hayvan gibi. Sevilmeyen. Rezil. Kötü. Berbat. Sevimsiz. İstenilmeyen. Hayvanca. Beğenilmeyen.

Mull over : Düşünüp taşınmak. Derin düşünmek. Kafa yormak. Kafa patlatmak. Uzun uzadıya düşünmek. Üzerinde düşünmek.

Abrupt : Pürüzlü. Ani. Beklenmedik. Sarp. Ansız. Birdenbire oluveren. Dik. Baş aşağı. Birden bir konudan başka konuya geçen (konuşma tarzı).

Barbarians : Barbar. Vahşi. Uygarlaşmamış kimse. Uygarlaşmamış. Gaddar. Yabancı. Zalim.

Eminent : Yüksek rütbeli. Yüksek (mevki). Ünlü (kişi). Üstün. Yüksek (yer). Ünlü. Yüce. Kolayca görünen. Seçkin.

Hurly burly : Karmakarışık. Hır gür. Gürültü. Velvele. Har gür. Kargaşa. Har hur. Darmaduman. Rezil.

Enquire : Soru sormak. Soruşturmak. Sormak.

Heftiest : Gövdeli. Bol. Güçlü kuvvetli. Ağır. Çok. Çam yarması gibi. Etkili. İri. İri yarı.

Brighter : Şanlı. Aydınlık. Berrak. Işıltılı. Görkemli. Zeki. Neşeli. Canlı.

Louder synonyms : ruminate, bear like, high pitched, asper, badass, candescent, beastliest, brilliant, clangorous, ardent, grandiose, muse, clamourous, aureate, agleam, brightly, speculate, loud, dominant, barbarious, hilarious, exalted, think over, exclamatory, acros, query, heftier, artless, argents, altisonant, aglow, beaming, ponder.

Louder zıt anlamlı kelimeler, Louder kelime anlamı

 

Softness : Rıfk. Yumuşaklık. Gevşeklik. Hilmiyet. Cıvıklık. Tatlılık. Sevecenlik. Uysallık. Hilm.

Soft : Ilıman. Sert olmayan. Mankafa. Cıvık. Uysal. Hafif. Rahatsız etmeyen. Pest. Budala. Nazik.

Quiet : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Susunuz. Dindirmek. Dingin. Sakinleşmek. Sakinleştirmek. Kuytu. Uslu. Gizli. Yatıştırmak.

Louder antonyms : inaudible, rise, ascend, raise.