Loudening türkçesi Loudening nedir

Loudening ingilizcede ne demek, Loudening nerede nasıl kullanılır?

Louden : Yükselmek. Yükselmek (ses vb). Yükseltmek.

Loudened : Yükseltmek. Yükselmek. Yükselmek (ses vb).

Loudens : Yükselmek. Yükseltmek. Yükselmek (ses vb).

Louder : Kaba. Gürültülü. Daha gürültülü. Parlak. Yüksek.

Loudest : Gürültülü. En gürültülü. Kaba. Parlak. Yüksek.

Beclouded : Kafası karışmış. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karartmak. Bulutlandırmak. Şaşkına dönmüş. Kaplamak. Zorlaştırmak. Şaşırmış. Bulutla kaplı. Bulutlanmış.

The sky clouded over : Gökyüzü bulutlarla kaplandı. Problemler çoğaldı. Hava bulutlandı. Hava iç karartıcı ve kasvetli bir hal aldı.

Overclouded : Bulutlar kaplamak. Bulutlarla kaplı. Bulutlanmış. Kasvetli. Karartılmış. Karanlık. Kapanmak. Hava kapanmak. Bulutlanmak. Kapanmış.

The sky is clouded over : Gökyüzü bulutlanıyor.

Unclouded happiness : Gölgelenmez mutluluk.

İngilizce Loudening Türkçe anlamı, Loudening eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loudening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Relaxation : Dinlenme. Relaksasyon. Hafifletme. Hafifletme (ceza). Rahatlama. Yumuşatma. Stanislàvski dizgesinde bir oyuncunun dikkati toplayabilmesi için gerekli olan ruhsal ve kassal rahatlama. Yumuşama. İstirahat.

 

Modification : Çevre etkisi ile fenotipte meydana gelen değişiklikler. bakterilerde, kendi restriksiyon enzimleri ile dna'nın parçalanmasını önleyen dna'nın seçici metilasyonu. Değişme. Küçük değişiklik. Değişiklik yapma. Bilgisayar, biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Modifikasyon. Biraz değiştirme. Tadilname. Çevre etkileriyle canlıların fenotiplerinde meydana gelen değişiklikler, modifikasyon. Tadil.

Ennoble : Yüceltmek. Asalet unvanı vermek. Soylular sınıfına almak. Soylulaştırmak. Asilleştirmek.

Arises : Ortaya çıkmak. Ayağa kalkmak. Kalkmak. Kaynaklanmak. Doğmak.

Adjustment : Ayar. Bireyin, çevresel koşullara ya da değerlere ruhsal bakımdan kendini uydurması süreci. organizmanın, varlığını sürdürebilmesi için gerekli değişmelerle kendini çevre koşullarına göre ayarlaması. Kendini alıştırma. Uyum. Uyarlanma. Düzenleme. Tashih. Halletme. Adaptasyon. Hukuk, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

Ennobles : Yüceltmek. Asilleştirmek. Soylular sınıfına almak. Soylulaştırmak. Asalet unvanı vermek.

Amplify : Güçlendirmek. Yükseltmek (ses). Gücünü artırmak. Kuvvetlendirmek. Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek. (sesi) artırmak. Geniş olarak açıklamak. Genişletmek. Artırmak.

Be in the ascendant : Hükmetmek. Talih ve itibarı artmak. Doğu ufkunda görünmek (yıldız veya gezegen). Yıldızı parlamak. Galip olmak. İtibar kazanmak. Egemen olmak.

Unfastening : Açılmak. Çözmek. Çözülmek. Gevşemek. Açmak. Gevşetmek.

Loudening synonyms : loudens, boosts, be in the ascendent, laxation, ennobled, undoing, erect, louden, buoy, boomed, enhances, weakening, thaw, boosted, alteration, ascend, arose, slackening, ascends, being in the ascendant, be up, elevate, boom, enhance, loudened, advance, drive up, boost, amplifies, be in the ascendant, bump up, ascended, elevates.

 

Loudening zıt anlamlı kelimeler, Loudening kelime anlamı

Strengthening : Takviye etme. Sağlamlaştırma. Yükseltme. Pekiştirme. Güçlendirici. Kuvvetlendirme. Kuvvetlendirici. Teyit. Tahkim.

Loudening antonyms : tightening.