Jump start türkçesi Jump start nedir

  • Takviyeyle çalıştırma.
  • Hızlı başlatmak.
  • Enerji vermek.
  • Canlandırmak.
  • Başka bir arabanının aküsünden enerji kullanarak araba motorunu çalıştırmak (akü takviye kabloları aracılığı ile).
  • Hızlı başlangıç.
  • Hızlı başlatma.
  • Atlama ile çalıştırma.

Jump start ile ilgili cümleler

English: I need to jump start my car.
Turkish: Arabamı çalıştırmak için atlamam gerekiyor.

Jump start ingilizcede ne demek, Jump start nerede nasıl kullanılır?

Jump : Üçüncü sıçrama. Sıçramak. Sıçratmak. Atlama. Hoplamak. Atlatmak. Atlamak. Eğlenceli olmak. Hiçbir yere değmeden, gövdenin hızıyla atılan takla. Yerinden sıçramak.

Start : Başlama. Başlatmak. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır.

Jump a chapter : Bölüm atlamak. Bir kısım atlamak.

Jump a claim : Başka birine ait olan araziyi almak. Haksız olarak toprak parçası almak.

Jump a class : Sınıf geçmek. İki sınıf terfi etmek (bir okul yılını tamamen atlayarak). Okulda iki seviye ilerlemek.

Jump a hurdle : Engelden atlamak.

İngilizce Jump start Türkçe anlamı, Jump start eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jump start ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Braced : Desteklenmiş. Zindeleştirmek. Desteklemek. Hazırlanmış. Neşelendirmek. Bağlamak. Güçlendirmek. Germeli. Desteklenen.

Accelerates : Hızlandırmak. Gaza basmak. İvmek. Hız kazandırmak. Çabuklaştırmak. Hız vermek. İvme kazandırmak. Süratini artırmak. İvme vermek. Hız kazanmak.

Animating : Neşelendirmek. Canlandıran. Diriltmek. Anime etmek. Hareketlendirmek. Canlandırma.

Jumpstarting : Aküşarj. Aküsü bitmiş bir aracı başka bir aracın aküsü yardımıyla çalıştırma. Aküsü bitmiş aracın motorunu takviye kablosuyla ya da vurdurmak suretiyle çalıştırmak.

Accelerate : Tacil etmek. Hız vermek. İvme kazandırmak. İvmek. İvme vermek. Hız kazanmak. Hız kazandırmak. Süratini artırmak. Hızlandırmak.

Brightens : Parlamak. Neşelendirmek. Aydınlık olmak. Aklamak. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Aydınlanmak. Canlılık vermek (bir yere). Canlanmak. Aydınlatmak.

Energise : Uyarmak. Neşelendirmek. Harekete geçmek. Dinamikleştirmek. Güç vermek. Yaşam bulmak. Kudret vermek. Hayat bulmak.

Energizing : Harekete geçirmek. Harekete geçme. Enerji sarfetmek. Kudret verme. Enerji sağlama. Güç vermek. Kudret sarfetme. Güç verme. Enerji verici.

Animate : Can vermek. Anime etmek. Hayat vermek. Diriltmek. Yaşayan. Yaşam bulmak. Canlı. Neşelendirmek. Canlılık kazandırmak.

Jump start synonyms : brisk up, arouse, brisk, jumpstart, brace, boost, brisked, bring to life, arouses, energize, animates, energizes, brighten.