Jumping türkçesi Jumping nedir
- Sıçrama.
- Bir soru ya da bir görüşme cibinliğinde değişik bağlamlar arasında uygun bağlaçlara ya da hazırlayıcı sorulara yer verilmeden yapılan geçiş.
- Sıçrayan.
- Zıplama.
- Hoplama.
- Atlama.
- Engel atlama.
- Sıçrayış.
Jumping ile ilgili cümleler
English: Ali committed suicide by jumping off a bridge.
Turkish: Ali bir köprüden atlayarak intihar etti.
English: Ali committed suicide by jumping in front of a train.
Turkish: Ali bir trenin önüne atlayarak intihar etti.
English: Ali is jumping of joy.
Turkish: Ali sevinçten zıplıyor.
English: Ali committed suicide by jumping off a cliff.
Turkish: Ali bir uçurumdan atlayarak intihar etti.
English: Ali is jumping rope.
Turkish: Ali ip atlıyor.
Jumping ingilizcede ne demek, Jumping nerede nasıl kullanılır?
Jumping about : Hoplayıp zıplamak. Aşağı ve yukarı sıçramak. Hareketli bir şekilde etrafta dolaşmak.
Jumping event : Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma ya da belli bir yükseklikten aşırma. bu yolla en uzağa atlamak ya da en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı. Atlama.
Jumping events : Atlama yarışmaları. Atlamalar. Atletizmin yüksek, uzun, üç adım, sırıkla atlama dallarına verilen ortak ad.
Jumping for joy : Mutluluktan yukarı ve aşağı zıplama. Sevinçten zıplama.
Jumping genes : Sıçrayan genler. Orijinal olarak bulunduğu yerleri terk edip başka bir gen bölgesine giren gen veya genler, hareketli genetik elementler, transpozon. Zıplayan gen.
Pardon me for jumping in : Pmfjı (internet sohbet jargonu). Araya girdiğim için beni bağışlayın.
Jumping jack : Bir ip çekerek hareket ettirilen ve zıplatılan birleştirilmiş figürden oluşan oyuncak. Sıçrayan kukla oyuncağı. İple oynatılan oyuncak. Bir tür havai fişek. Egzersizde bir zıplama hareketi. Zıplayan jack.
Jumping rope : İp atlama.
Jumping off : Koyulmak. Araçlı cimnastikte, atlayarak ya da hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Hareket etmek. İniş. Sıçrayarak iniş. Girişmek.
Bungee jumping : İnsanların yüksek bir yerden aşağıya doğru atladıkları ve esnek bir halatla yukarı çekildikleri bir etkinlik.
İngilizce Jumping Türkçe anlamı, Jumping eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jumping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Skipping : Sekme. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Tekleme. Bir kart delgi makinesi ya da yazı makinesi gibi damga damga ilerleyen donanımlarda bir damga konumunun ya da bir alanın, bir satır yazıcıda bir ya da birçok satırın işlenmeden geçilmesi.
Leapt : Atılmak. Üzerinden atlamak. Sekmek. Atlamak. Zıplamak. Hoplamak. Sıçramak.
Caprioles : Sıçramak. Zıplamak.
Gambols : Hoplamak. Sıçramak. Sıçrayıp oynamak. Sıçrayarak oynama. Zıplamak. Oyun oynama.
Capriccio : Muziplik. Serbest stilde çalınan neşeli müzikal kompozisyonu (müzik terimi). Kapris. Dümen. Hile. Şeytanlık. Geçici heves. Beğeni.
Omissions : Unutma. İhmal. Çıkarma. Atlanmış şey.
Bounding : Sınırlayan. Bağlayıcı. Sınırlayıcı. Çevreleyen (geometri).
Omission : Savsama. Eksiklik. Atlanan şey veya kimse. Çıkarma. İhmal. Unutulmuş şey. Boşlama. Unutma. Dahil etmeme.
Jump cut : (film) atlama. Atlamanın kesilmesi. Bir sahneden başka bir sahneye çabuk ve ani geçiş yapılan sinemayla ilgili teknik (sinema ve televizyonda).
Long jump : Gelişme koşusundan hız alarak bacaklara verilen sıçrama gücü ile vücudu yerden kesip amaçlanan uzaklığa kondurma. bu yolla en uzağa atlamak için yarışılan atletizm dalı. Uzun atlama. Vücudun, bacakların sıçrama gücü ile yerden kesilerek alabildiğince uzağa konması. (atletizmde belli kurallarla uygulanır). Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır.
Jumping synonyms : jumping up and down, hurdle, gambol, crossovers, actuation, salient, vault, hopping, being spilt, capered, capering, splashier, skip, spattering, capriccios, leaped, vaulters, leaping, spring, gamboling, propulsion, saltation, saltatory, hop, leep, considering, splashy, entrechat, crossover, caper, jump, splashiest, diving.
Jumping zıt anlamlı kelimeler, Jumping kelime anlamı
Finish : Atletizm, gitar alanlarında kullanılır. Cilalamak. Sona ermek. Mükemmelleştirmek. Bitirmek. Bitiş. Son vermek. Varış. Rötuş yapmak. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi.
Jumping ingilizce tanımı, definition of Jumping
Jumping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Jump, to leap.

Bu kısımda Jumping kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jumping ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jumping anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jumping ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.