Leapt türkçesi Leapt nedir

Leapt ingilizcede ne demek, Leapt nerede nasıl kullanılır?

Outleapt : İleri doğru zıplamak. Önüne atlamak. Önüne çıkmak.

Overleapt : Atlamak. Yok saymak. Çok ileri gitmek. Üzerinden atlamak. Gözardı etmek. Dikkate almamak.

Leap at : Üzerine atlamak. Havada kapmak. Bayıla bayıla kabul etmek. Sıçramak. Zıplamak. Atlamak. Hazır olmak.

Leap for life : Ölüm atlaması. Trapezcilerin çok tehlikeli bir numarası. taşıyıcı dizlerini trapez üzerinde kıvırarak diz arkalarıyla trapeze tutunur ve kendini boşluğa bırakır, sonra uçuşu yapan trapezciyi yakalamak için yere yatay olmak üzere gerilir ve kollarını uzatır. uçucu, tekrar boş gelen trapeze bir dönüş yaparak geçer ve yerine gider.

Leap in the dark : Riskli girişim. Sonu belirsiz iş. Tehlikeli iş. Tehlikeli girişim. Sonu belirsiz atılım.

One small step for man one giant leap for mankind : .

Leapers : Zıplayan kimse veya şey. Sıçrayan kimse veya şey. Sıçrayıcı. Hoplayıp zıplayan kimse. Atlayıcı. Fırlatıcı. İyi sıçrayan oyuncu.

Quantum leap : Kuantum sıçraması. Önemli bir atılım.

Leapfrogged : Birdirbir oynamak. Zıplayarak ilerlemek. Birdirbir. Birdirbir oyunu. Atlambaç. Uzuneşek. Birdirbirde ebenin üzerinden atlamak.

 

A leap in the dark : Sonucundan emin olunmayan girişim. Tehlikeli hamle. Cüretli atak. Körü körüne atılma. Riskli girişim. Körü körüne işe atılma. Karanlıkta atılan adım.

İngilizce Leapt Türkçe anlamı, Leapt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leapt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bounces : Fırlamak. Sektirmek. Girivermek. Kovmak. İşten çıkarmak. Dalmak. Sepetlemek (argo terim). Zıplatmak.

Darted : Dart. Fırlamak. Atmak. Ok gibi fırlamak. Çıkarıvermek. Çıkıvermek. Fırlatmak. Cirit.

Hops : Şerbetçiotu. Şerbetçiotu yetiştirmek. Şerbetçiotu toplamak. Zıplatmak. Hizmet vermek. Oynamak.

Frisk : Üstünü aramak. Koşuşmak. Üst araması yapmak. Oynatmak. Kuyyruk sallamak. Oynaşmak. Üzerini aramak. Oynamak.

Elides : Yutmak. Yuvarlamak. Çıkarmak.

Leap : Atlama. Fırlatmak. Dansçının atlaması. Niceliksel değişmelerin bir toplumsal olgunun eski niteliklerinde değişikliklere yol açıp yeni bir nitelik ortaya çıkardığı köklü değişiklik aşaması. Sıçrayış.

Elide : Yuvarlamak. Kaldırmak. Yutmak. Çıkarmak.

Dive : Azalmak. Dalış yapmak. Suya dalmak. Elini daldırmak. Gömülmek. Pike yapmak. Dalmak. Suya atlamak. Düşmek.

Caper : Oynaşmak. Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı, basit ya da birleşik, çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik, taç yaprakları 4 tane ya da olmayan, ovaryum üst durumlu, kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler. kapari. Muziplik etmek. Sıçrama. Hırsızlık. Oynayıp sıçramak.

Leapt synonyms : take a hop, saltate, pronk, hop skip, buck at, adventured, spring, splashier, vaulters, bursts, capered, cavorting, break in on, galumph, splashy, flew, anticking, rebound, deflects, cavort, deflect, dash, vaulter, vault, saltation, caper about, ricochet, overleap, leapfrog, saltatory, bypasses, splashiest, hop.

 

Leapt zıt anlamlı kelimeler, Leapt kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek.

Most : S. Çok. En fazla miktar. Pek çok. En fazlası. Çoğu. Adl. En. En çok. Ekseriyet.