Jumpsuit türkçesi Jumpsuit nedir
- Kadın tulumu.
- Tulum.
- Paraşütçü tulumu.
- Paraşütçüler tarafından giyilen bütün streç giysi (paraşütle atlama sırasında giyilen).
Jumpsuit ile ilgili cümleler
English: Ali zipped up his jumpsuit.
Turkish: Ali tulumunun fermuarını çekti.
English: Ali was wearing an orange prison jumpsuit.
Turkish: Ali portakal rengi bir cezaevi tulumu giyiyor.
English: Ali was wearing an orange jumpsuit and his hands were cuffed in front of him.
Turkish: Ali turuncu bir tulum giyiyordu ve elleri önünde kelepçeliydi.
English: Ali was wearing an orange jumpsuit.
Turkish: Ali turuncu bir tulum giyiyordu.
Jumpsuit ingilizcede ne demek, Jumpsuit nerede nasıl kullanılır?
Arm jumps with body swinging : Asılmada, çift kolla hız alarak yer değiştirme. Asılı sıçramalı ilerleme.
Give someone the jumps : Gıcık etmek. Sinirden delirtmek.
See how the cat jumps : Ne olacağını görmek için beklemek. Kedinin nasıl sıçradığını görmek. Sonucu bekleyip görmek.
Jumps : Asabiyet. Gerginlik. Vesvese. Sinirlilik.
Jumpstart : Aküsü bitmiş aracın motorunu takviye kablosuyla ya da vurdurmak suretiyle çalıştırmak. Hızlı başlatma. Hızlı başlangıç. Hızlı başlatmak. Aküşarj. Aküsü bitmiş bir aracı başka bir aracın aküsü yardımıyla çalıştırma.
Jump a chapter : Bir kısım atlamak. Bölüm atlamak.
Jump all over : Birini azarlamak. Birini ciddi bir şekilde paylamak (örn.: raporu zamanında hazırlamayı unuttuğum için patronum beni azarladı).
Jump a claim : Haksız olarak toprak parçası almak. Başka birine ait olan araziyi almak.
Jump at : Üzerine atlamak. Can atmak. Balıklama atlamak. Dünden razı olmak. Atlamak. Düşünmeden kabul etmek. Fırsattan hemen faydalanmaya bakmak. Çatmak. Hemen kabul etmek.
Jump across : Karşıya atlamak. Karşısına atlamak.
İngilizce Jumpsuit Türkçe anlamı, Jumpsuit eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jumpsuit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bagpipe : Tulumlu flavta. Gayda. Tulumlu zurna.
Crawlers : Yaltakçı. Müşteri bulmak için yavaş ilerleyen taksi. Böcek. Paletli araç. Uzun pantolonu olan giysi türü. Halen yürümeyen bebek için ayak ve pantolon askısı. Olta solucanı. Tırtıl zincirli taşıt. Sürünen. Sürünen şey.
Catsuit : Paraşüt atlama kıyafeti (ingiliz ingilizcesi). Tek parça streç giysi. Bütün vücudu kaplayan ve vücuda tam oturan giysi.
Creeper : Tırmaşık kuşu. Dalkavuk. Yaltakçı. Sürüngen bitki. Sarmaşık. Sürüngen. Bebek tulumu. Zıbın. Krampon (dağcılık).
Bagpipes : Gayda.
Bibs : Önlük. Çocuk önlüğü. Bebek önlüğü. İş önlüğünün üst kısmı. Alkolik olmak. Göğüslük. Çok içmek. Mutfak önlüğü. Mama önlüğü. Eğri ağızlı alaturka musluk.
Babygro : Zıbın. Bebekler için gergin bezden yapılan hepsi-bir-arada bir giysinin markası. Bebek tulumu.
Goatskin : Keçi postu.
Parasuit : Paraşütçü giysisi.
Jumpsuit synonyms : jump suit, bibler, boilers suit, bibbing, garment, boiler suit, bibbed, bib.

Bu kısımda Jumpsuit kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jumpsuit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jumpsuit anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jumpsuit ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.