Gayda nedir, Gayda ne demek

Gayda; bir müzik terimidir.

  • Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgı

"Gayda" ile ilgili cümleler

  • "Her taraftan gayda sesleri kopar, yollar köylülerle dolardı." - Y. K. Beyatlı

Yerel Türkçe anlamı:

Usul, tarz

Türkü, hava, mani: Hadi oğlum bize bir gayda çek.

Uzun havalı türkü

Düzen, usul, yol: Nasıl işler gaydasında mı ?

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Bitlis şehrinde, Hizan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Gayda hakkında bilgiler

Gayda kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli bir enstruman adı olup Trakyalı, Bulgar, Makedon ve İskoçların milli çalgısıdır. İskoç Gaydası, İrlanda Savaş Gaydası en tanınmış modelleridir. Kuzeydoğu Anadolu’da tulum (Türkçe), dankiyo (Rumca), tsimpona(Latince), guda (Lazca) adlarıyla bilinen sürekli pes ses veren ek boruya (İngilizce drone)sahip olmayan çeşitlerinin yanı sıra Trakya ve Balkanlar da gayda adıyla bilinmektedir.Meleyen Keçi adlı Macaristan'da 20. yüzyılın başlarında yapılmış olan bir türü vardır.Bu aletette körük kol altına alınır.Oğlak derisinden yapılma tulumu şişirmek için tulumun içine hava pompalanır.Bir kamışı bulunan kıvrımlı borudan, dem sesinde sürekli pes bir ses çıkar.Tulum, bunun yanı sıra çifte dedende bulunan çift kamışa üfürme yapar.Çifte dedende melodi çalmaya olanak veren parmak delikleri vardır.Fransa'nın Bretanya bölgesinde koyun postundan yapılmış olan basit bir gayda'dır.İlk önce üfleme borusundan üflenerek tulum şişirilir.Ardından dem borusuyla dedeni seslendirmek için bu tulum sıkıştırılır.Bu tür gaydalara Asya,Afrika ve Avrupa'nın her yerinde rastlanır.Eski Tulumun sesi İskoç gaydalarından rahatlıkla ayırt edilebilir.

 

Gayda ile ilgili Cümleler

  • Gaydaları duyuyor musun?
  • Gaydalar çok garip bir ses çıkarırlar.
  • Bana gayda çalmayı öğretebileceğini düşünüyor musun?
  • Jale evde olmadığı zaman Mustafa sadece gayda çalar.
  • Gaydanın nasıl çalınacağını bana öğretebilir misin?

Gayda tanımı, anlamı:

Kamış : Erkeklik organı. Bu bitkiden yapılmış. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis).

Çift : Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Küçük maşa veya cımbız.

Düdük : Akılsız, boş kafalı. Taşıtlarda karşı tarafı uyaran korna. İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç.

Tulum : Tüp. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Şişman, tombul. Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda.

 

Nefesli : Üflemeli. Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen. Nefesi güçlü olan.

İskoç : İskoçya halkından olan kimse.

Milli : Mil içeren.

Çalgı : Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Müzik topluluğu. Çalgı çalma, müzik.

Gaydacı : Gayda çalan veya yapıp satan kimse.

Bulgar : Slavların güney kolundan olan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

Makedon : Makedonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse, Makedonyalı.

Savaş : Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele.

Tanınmış : Herhangi bir özelliği ile ün kazanmış olan. Ünlü.

Model : Bir özelliği olan nesne veya kişi. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Manken. Biçim. Benzer. Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip.

Kuzeydoğu : Kuzeyle doğu arasındaki yön.

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Gaydacılık : Gaydacının yaptığı iş.

Gaydalamah : Oyuna getirmek

Gaydalamak : Sekerek yürümek

Gaydalanmak : Bayılacak kadar korkmak. Delirmek, çıldırmak. Kibarlaşmak: Karşımda gaydalanma. Sekerek yürümek. Koşmak

Gaydalı : Güzel, sekerek yürüyüş (için): Öyle gaydalı bir yürüyüşü var ki, insanın durup bakası geliyor. Gösterişli hareketler yapan (kimse): Senin gaydalı geliyor.

Gaydalı olmak : Delilik belirtileri göstermek.

Gaydalmak : Sekerek yürümek

Gaydayı bozmak : Durum değiştirmek: Gaydasını hiç bozmaz kara aslan.

Diğer dillerde Gayda anlamı nedir?

İngilizce'de Gayda ne demek? : n. bagpipe, pipes

Fransızca'da Gayda : cornemuse [la], musette [la]

Almanca'da Gayda : n. Dudelsack, Sackpfeife

Rusça'da Gayda : n. волынка (F)