Kış nedir, Kış ne demek

  • Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim
  • Çok soğuk hava.
  • Tavuk vb. kümes hayvanlarını kovalamak için çıkarılan ses.

"Kış" ile ilgili cümle

  • "Kıştı. Yerler iki karış kar tutmuştu." - T. Buğra

Yerel Türkçe anlamı:

Kar : Şubatta kış çok yağar.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Sürekliliği ve yeğinliği yerel, doğal nedenlerle ayrımlı da olsa, kuzey, güney yarımyuvarında yılın sırasıyla 21 aralık - 21 mart ve 21 haziran - 23 eylül günleri arasında kalan bölümü.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Aralık, ocak, şubat aylarını içine alan zaman aralığı (kuzey yarımküre için). Astronomide 22 aralık ile 21 mart arası.

İngilizce'de Kış ne demek? Kış ingilizcesi nedir?:

winter

Osmanlıca Kış ne demek? Kış Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

şitâ

Kış hakkında bilgiler

Kış, 4 mevsimden biridir. Eski dilde Zemheri ismiyle de anılırdı. Kuzey yarım küre için Aralık, Ocak, Şubat aylarından oluşur. Bu mevsim mevsimlerin en soğuğu olup hava sıcaklığı eksilere doğru düşer ve bu düşmeyle kar ve yağmur yağışı artar. Türkiye'de kış ilk olarak Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi'nde başlayarak batıya doğru ilerler. Türkiye'de karlı gün en çok Doğu Anadolu Bölgesi'ndedir. Kış mevsiminde hava sıcaklığı çoğu bölgelerde sıfırın altına iner ve don olayı gerçekleşir. Kış mevsiminde Güneş ışınları Dünya'ya yatay olarak gelir. Bu nedenle hava oldukça soğuk olur. Türkiye'de ağır kış koşullarına en çok Doğu Anadolu Bölgesi'nde rastlanmaktadır. Örneğin Erzurum'da kar kalınlığı bazı yıllarda 1 metreye kadar ulaşmaktadır. Erzurum ve yöresinde hava sıcaklığıda - 30 °C derecelere kadar düşmektedir. Kış mevsiminde insanlar burada daha kalın ve yünlü kıyafetleri giymeyi tercih ederler. Ayrıca kar sayesinde kış turizmi de canlılık kazanır. Öte yandan miladi yılbaşı Kuzey yarım kürede kış mevsiminde kutlanır.

 

Kış ile ilgili Cümleler

  • Bir yılda dört mevsim var: İlkyaz, yaz, güz ve kış.
  • Kış bahara döndü.
  • Ali geçen kış Boston'a taşındı.
  • Kış aylarında paltosuz yapamam.
  • Ali bu kış Boston'a gitmeyi planladığını söylüyor.
  • Alzheimer hastalığı ile uzun bir mücadeleden sonra Mustafa geçen kış vefat etti.
  • Kış ayları aralık, ocak ve şubattır.
  • Bu kış geçen kıştan çok daha fazla kar yağdı.
  • Bir yılda dört mevsim vardır: İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.

Kış tanımı, anlamı:

Kış basmak : Kışın şiddetli soğukları başlamak.

Kış yapmak : Hava çok soğuk ve karlı olmak.

Kışı geçirmek : Kış mevsimini bir yerde geçirmek.

Kış çorbası : İnce dilimlenmiş mantar, havuç, pırasa ve kerevizin tavuk suyunda pişirilip üstüne sarımsak, kırmızıbiber, maydanoz ve karabiberden oluşan karışımın dökülmesiyle hazırlanan bir yemek türü.

Kış dönemi : Kış mevsimi.

Kış dönencesi : Oğlak Dönencesi.

 

Kış günü : Soğuktan kaynaklanan elverişsiz zaman dilimi.

Kış kayıtı : Kış için saklanan yiyecekler.

Kış kıyamet : Yağmurlu, fırtınalı soğuk hava. Çok zorlu kış.

Kış uykusu : Durgunluk, hareketsizlik dönemi. Ilıman ve soğuk bölgelerde, özellikle yapraklarını döken ağaçlarda ham ve ongun besi suyu dolaşımının tamamen veya kısmen durması. Soğuk ve kurak mevsimlere karşı koyabilmek için canlı varlıkların yapısında görülen olayların bütünü.

Kara kış : Çok sıkıntılı durum veya zaman. Kış ortası, kışın en şiddetli zamanı, zemheri.

Yaz kış : Bütün yıl boyunca.

Yazlı kışlı : Bütün yıl boyunca.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Soğuk : Cinsel istek duymayan. Sevimsiz veya yersiz, antipatik. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu. Üşütecek derecede ısısı olan. Isısı düşük olan, sıcak karşıtı.

Hava : Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Çekicilik. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Müzik parçalarında tür. Çevreyi kuşatan boşluk. Gökyüzü. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Tarz, üslup. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Keyif, âlem. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Esinti.

Kış algını : İlkbaharda yaprak çıkartmayan kışın soğuk vurmuş asma: Bağlarda kış algını var, gözlerin çoğu gararmış.

Kış dizanterisi : Erişkin sığırlarda koronavirüs enfeksiyonuna bağlı olarak kanlı ishal, hafif fibrinli tiflokolitis, kolon kriptlerinde nekroz, burun akıntısı, öksürük, iştahsızlık ve süt verimi düşmesiyle belirgin hastalık.

Kış etmek : İleri sürmek, öne atmak : Bu iş tehlikeli de gençleri kış etti.

Kış evi : Kışlık ev

Kış gündönümü : [Bakınız: gündönümü]

Kış iklimlemesi : İnsanın kış aylarında kendini rahatlık içinde sayacağı iklim koşullarını yaratan döşem. Bu koşullara göre bağılnem % 50-60 ve kuru sıcakölçer sıcaklığı 16°-21°C olmalıdır.

Kış karası : İlkbaharda yaprak çıkartmayan kışın soğuk vurmuş asma

Kış kenesi : Amerika Birleşik Devletleri’nde geniş bir yayılıma sahip sığır, at ve çeşitli geyik türlerinde parazitlenen kene türü, Dermacentor albipictus

Kış kış : Kümes hayvanlarını kovalama ünlemi Denizde balıkları ağın içine kovalamak için kullanılan ortası delik ipli taş. Erken doğan kuzu.

Kış kışa : Kümes hayvanlarını kovalama ünlemi

Diğer dillerde Kış anlamı nedir?

İngilizce'de Kış ne demek? : [Kis] v. pinch, tighten, cut down on, cut back, reduce, diminish, abridge, attenuate, ax, axe, check, choke, choke back, choke off, curtail, depress, draw in, economize, narrow, pare, pare down, put down, qualify, retrench, scrimp, skimp, soften, stint

n. winter

Fransızca'da Kış : hiver [le], frimas, froidure [la]

Almanca'da Kış : n. Winter, Winterzeit

Rusça'da Kış : n. зима (F), шах (M)

adj. зимний