Kılla nedir, Kılla ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kumbara, para çekmecesi, üzeri delikli çekmece.
Kılla ile ilgili Cümleler
- Götünün kılları ağarmış hâlâ ikiyüzlü ve fitnecisin!
- Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.
- Hayvanların derisi kıllarla kaplı.
Kılla anlamı, tanımı
Kıllama : Köylü kızların bellerine bağladıkları yünden yapılmış püsküllü kuşak. Özenti
Kıllamak : Bir işi boşu boşuna gereğinden çok uzatmak. Yuvarlamak.
Kıllamamak : Kimseyi dinlememek, saymamak.
Kıllanlamak : Yaltaklanmak, boyun eğmek.
Kıllar : Konya ilinde, Turgut bucağına bağlı bir yer.
Kıllav etmek : Yaltaklanmak, boyun eğmek.
Kıllavun : Tütün lülesi.
Emici kıllar : Bitkilerin köklerinde bulunan ve topraktaki besin maddelerini emip beslenmelerine yarayan tek hücreli uzantılar, emici tüyler.
Kıllanma : Kıllanmak işi.
Kıllanmak : Kılları çıkmak. Şüphe etmek. Bıyığı, sakalı çıkmak.
Kumbara : Para biriktirmek için kullanılan, bozuk veya kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak, plastikten yapılmış küçük kap. Humbara.
Delikli : Deliği ya da delikleri olan. Deliklerle kaplı esnek doku şeridi. Kevgir. Bir tür olta iğnesi.
Çekmece : Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık. Gemilerin barınabilecekleri koy.
Kumbar : Et sucuğu. Kasaplık hayvanların kalın bağırsağı. [Bakınız: kumbarı].
Delik : Dar, küçük açıklık. Cezaevi. Delinmiş olan. Dar, küçük çukur. Küçük hayvan yuvası.
Çekme : Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.
Deli : Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın.
Diğer dillerde Kılküflücesi anlamı nedir?
Osmanlıca Kılküflücesi : dâ-i fütr-i şa'rî

Bu kısımda Kılla nedir? Kılla ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kılla tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kılla hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.