Kınıkmak nedir, Kınıkmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bir işe istekle başlamak, bir şey yapmak isteği göstermek.
Bir şeye aşırı derecede düşkün olmak, tutkun olmak.
Usanmak, fazla doymak, bıkmak.
Benimsemek : Durmuş bu öküzü kınıktı.
Bilmediğini iyice öğrenmek.
[Bakınız: kılınmak].
Alışmak : Önceleri bal yiyemiyordum, şimdi kınıktım.
Yaban hayvanını kendine alıştırmak : Bir tilki yakaladım, kendime güç kınıktırdım.
Açgözlülük etmek.
Acıkmak : Bugün senin karnının kınığı artıyor.
Ağaçları aşılamak.
[Bakınız: kıvanmak].
Kıskanmak.
Sevinmek.
Kanmak, doymak, alışmak.
Teknik terim anlamı:
İştahlanmak.
Kanıkmak, kanıksamak.
Kınıkmak tanımı, anlamı
Kını : Bir kimseye takılan takma ad : Hele ha şu kınaya ne oldu?. Kına
Kınıkma : Kıskanma.
Kınık : Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
İştahlanmak : İştahı uyanmak veya artmak. İsteği, arzusu artmak.
İştahlanma : İştahlanmak işi.
Kanıksamak : Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak. Bıkkınlık getirmek, usanmak.
Açgözlülük : Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
Benimsemek : Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek. Bir şeye, birine bağlanmak, ısınmak.
Alıştırmak : Alışmasına yol açmak. Uyar duruma getirmek.
Alıştırma : Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
Benimseme : Benimsemek işi, sahip çıkma, tesahup.
Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.
Kanıksama : Kanıksamak işi.
Kıskanmak : Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak. Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak. Esirgemek, çok görmek. Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, hasetlenmek, haset etmek. Yerinde olmayı istemek, imrenmek.
Kanıkmak : Kanmak, gönlü kanmak.
Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.
Kıskanma : Kıskanmak işi, hasetlenme.
Sevinmek : Sevinç duymak.
Önceleri : Önceki zamanda, başlangıçta.
Öğrenmek : Bilgi edinmek. Bellemek. Yetenek, beceri kazanmak. Haber almak.
Diğer dillerde Kındıra kamışçını anlamı nedir?
İngilizce'de Kındıra kamışçını ne demek ? : sedge warbler

Bu kısımda Kınıkmak nedir? Kınıkmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kınıkmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kınıkmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.